Pegasus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pegasus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Kasım 28, 2012

İT KOPUK TAKIMI ~ Jennifer Egan

Çeviren: Zeynep Heyzen Ateş
Özgün Adı: A Visit from the Goon Squad
Kapak Baskı: Zirve Ofset
Yayın Yılı: 1.Baskı / Ağustos 2012
Yayın Evi: Pegasus Yayınları

ARKA KAPAK:


Afrika'dan Napoli'ye, New York'tan San Francisco'ya müzik yapımcılarından soykırımcı generallere, Jennifer Egan karakterlerinin hayatlarını hiç sakınmadan ve şevkle anlatıyor. 1970'lerden 2020'lere uzanan bu romanda, yaşlanan müzik yapımcısı Bennie Salazar ve asistanı Sasha'nın çocukluklarını, kariyerlerini ve aşklarını takip ediyoruz.

İt Kopuk Takımı, Bennie ve Sasha'nın inişli çıkışlı hayatlarının başkalarıyla kesiştiği anları yakalıyor. Jennifer Egan zarif üslubu ve yürek burkan sadelikteki anlatımıyla çılgın gençliklerinde yenilenlerin -delirenler, hapse düşenler ve intihar edenler- hikâyelerini yazıyor.

"Başladığı yerde biten bir kitap ama bir bakıyorsunuz, her şey değişmiş. Kitabı okuyan siz bile." 
The New Republic

"İt Kopuk Takımı'nı doya doya ciğerlerinize doldurun. Bırakın göğüs kafesinize yerleşsin ve orada şöyle bir demlensin. Bu muhteşem, yaratıcı romanın okurlar tarafından baş tacı edileceğine inanıyorum. Abartılı övgüler çağında yaşadığımızın ben de bilincindeyim ama İt Kopuk Takımı insanın nefesini kesiyor. Dünyaya yeni gözlerle bakmanızı sağlıyor. Marcel Proust İt Kopuk Takımı'nı okusaydı, eminim o bile hayran kalırdı." 
Cleveland Plain Dealer

"Bir başyapıt... Okuyucuya iddialı romanların, Kindle ve Facebook çağında bile, hızla değişen dünyayı anlamanın en iyi yollarından biri olduğunu hatırlatıyor... Facebook'taki tüm arkadaşlarınıza önermek isteyeceğiniz bir roman."
Assoclated Press
  • Birini düşünmekle, o kişiyi düşünmemeyi düşünmek arasındaki sınır çok incedir. (sf.115)
  • Birbirlerine sarılmışlardı, yabani ve seksi bir havaları vardı, bütün genç çiftler, bir süreliğine de olsa öyle görünür, sonra sadece yabanileşirlerdi. (sf.130)
  • Herkes kafayı bulmuş gibi konuşuyor çünkü bir yandan seninle konuşurken başkalarına e-posta atıyorlar. (sf.149)
  • Zaman adi bir serseridir. (sf.153)
  • İntiharın bir silah olduğunu hepimiz biliyoruz. Onu sanat yapmaya ne dersin? (sf.156)
  • "Sen de yalan söylemeyi denemedin mi?"
    "Denedim. Hem de uzun süre. Ama yalan söylediğimi aklımdan çıkaramıyordum ve doğruyu söylediğimde cezalandırıldım. Noel Baba'nın var olmadığını öğrenmek gibiydi -geri dönmeyi ve yeniden inanabilmeyi istersin ama artık çok geçtir." (sf.186)
  • (dünyanın hangi ülkesi olursa olsun öğrencilerin birbirlerine benzemeleri ne garip) (sf.256)
  • "Sorun şu ki", diye devam etti Bennie , "artık işin sesle bir ilgisi yok. Müzikle bir ilgisi yok. Kitlelere ulaşmakla ilgili. Hepimizin kabul etmesi gereken acı gerçek bu." (sf.349)

Cuma, Eylül 07, 2012

TANRI DAİMA TEBDİL-İ KIYAFET GEZER ~ Laurent Gounelle

Çeviren: Işık Ergüden
Orijinal Adı: Deieu Voyage Toujours Incognito
Orijinal Dili: Fransızca
Kapak Uygulama: Meral Gök
Yayın Yılı: 6.Baskı / Temmuz 2012
Yayınevi: Pegasus
Sayfa Sayısı: 446

ARKA KAPAK:


EN ÖNEMLİ ŞEYLER KİMİ ZAMAN HİÇ FARK EDİLMEDEN GEÇİP GİDENLERDİR.


Bir düşünün. İntihar etmek üzeresiniz. Bir adam hayatınızı kurtarıyor, ama karşılığında sizinle bir anlaşma yapıyor. Bundan sonra o ne söylerse sorgusuz sualsiz yapacaksınız. Kendi iyiliğiniz için... Çaresiz kabul ediyorsunuz ve hayatınızın iplerini tıpkı bir kukla gibi başkasının ellerine bırakıyorsunuz. Ve hayatınız eskisinden çok daha güzel oluyor. Yine de şüpheleriniz var: Bu adam aslında kim? Çevresindeki gizemli kişilerin sırrı ne? Sizden aslında ne istiyor?

Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer, kendi kendimize koyduğumuz engelleri, korkularımızı ve önyargılarımızı nasıl aşacağımızın, kaderimiz sandığımız mutsuz bir yaşamı, bizi mutluluğa götüren bir yolculuğa nasıl dönüştüreceğimizin hikâyesi.

"Laurent Gounelle bir mutluluk fabrikatörü... Eğer mutluluğun bir reçetesi varsa, Gounelle o reçeteyi biliyor olmalı."
Le Figaro

"Yeni Coelho"
L'Express

"İnsanın kendini arayışı ve başkasını anlaması hakkındaki bu benzersiz roman, kendine güven ve özgürlük üzerine işe yarar tavsiyeler veriyor."
France Soir

"Sürükleyici ve kolay okunan bir kitap. Hem iyi bir kişisel gelişim kitabı hem de güzel bir roman. Bayıldım!"
Cirtiques Libres

"Sonuna kadar gizemini koruyan, mizahi ve şiirsel bir roman."
L'est-éclair
  • Sergilenen insani değerler yalnızca görünüşteydi. Gündelik gerçeklik sert, soğuk, rekabetçiydi. (sf.16)
  • Mutluluk, bencilleştirir. (sf.18) 
  • Büyük problem diye bir şey yoktur. Küçük insanlar vardır yalnızca. (sf.23)
  • İnsanlar, onlarla nasıl konuşursak bize onu yansıtan birer aynadır. (sf.85)
  • ...özgürlük bizim içimizdedir. İçimizden gelmelidir. Sana dışarıdan verilmesini bekleme. (sf.95)
  • İnanılan şeyin hatalı olup olmadığını bilmenin tek yolu, onu pratikte sınamaktır. (sf.96)
  • Dünyada görmek istediğimiz değişim olmalıyız -Gandhi (sf.121)
  • İnsan varlığı değişimden, yenilikten korkar ve çoğu zaman, çok güç olsa bile alışıldık koşullarda kalmayı, pek iyi tanımadığı yeni bir duruma geçmek için diğerini terk etmeye tercih eder. (sf.125)
  • Çocuk gelişme arzusu duyar. Yetişkin değişmemek için elinden geleni yapar. (sf.129)
  • Gelişme istemiyorsak, yavaş yavaş ölmeye başlamışız demektir... (sf. 129)
  • Köpekler bile rüşvet yer. (sf.237)
  • Birinin yaşamını kurtarmak yerfıstığı yemek gibidir. Karşı konulmaz bir şey sizi başladığınız yönde yürümeye teşvik eder. (sf.247)
  • İnsan, bir can, bir yaşam yaratabildiğinde, bir hisse senedinin borsada kuru için aniden heyecanlanabileceğine gerçekten inanıyor musun? (sf.293)
  • Dağa tırmanmak isteyen yüksekliğinden etkilenmemelidir. (sf.296)
  • Kurallara uyum sağlayan kişi düşünmekten kaçınır. Çerçeve içinde kalarak akıl yürütürsen, herkesin daha önce düşünmüş olduklarından başka çözüm asla bulamazsın. Çerçeve dışına çıkmak gerekir... (sf.297) 
  • Kâr sağlıklı ve uyumlu bir iradenin doğal meyvesidir. (sf.420)
  •  Gerçeklik kimi zaman ürkütücü bir ejderha biçimine bürünür ve dosdoğru karşıdan bakmaya cesaret edildiğinde yok olup gider. (sf.425)
  • Güzel arabalar vasat insanların kıskançlığını, entelektüellerin küçümsemesini ve uyanmış ruhların merhametini çeker. (sf.446)

Perşembe, Ağustos 23, 2012

ALAYCI KUŞ ~ Suzanne Collins # 3

Çeviren: Sevinç S. Tezcan
Özgün Adı: Mockingjay
Kapak Resmi: Tim O'Brien
Kapak Tasarımı: Elizabeth B. Parisi
Kapak Uygulama: Yunus Bora Ülke
Yayın Yılı: 6. Baskı / Mart 2012
Yayınevi: Pegasus Yayınları

ARKA KAPAK:

AÇLIK OYUNLARI için övgüler

"Elimden bir türlü bırakamadım... Bağımlısı oldum."
-Stephen King

"Bu kitaba o kadar bağımlı kaldım ki yemek yerken bile okumaya devam ettim. Açlık Oyunları kesinlikle büyüleyici."
-Stephenie Meyer

# 1 New York Times Bestseller * USA Today Bestseller
Horn Book Yılın En İyi Kitabı * Publishers Weekly Yılın En İyi Kitabı
School Library Journal Yılın En İyi Kitabı * Booklist Editörlerin Seçimi
New York Times Book Review Editörlerin Seçimi
New York Times Yılın Unutulmaz Kitabı * Kirkus Yılın En İyi Kitabı


ATEŞİ YAKALAMAK için övgüler

"Katniss ustalıkla öldürürken, Collins vurucu yeteneğiyle yazıyor."
-Time Dergisi

"Collins ender görüleni yapmış. İlk kitap üzerine inşa edilen bir sonuç yazmış." 
- The New York Times Book Review

# 1 USA Today Bestseller * # 1 New York Times Bestseller
#1 Wall Street Journal Bestseller * #1 Publishers Weekly Bestseller
Time Dergisi Kurgu Kitaplar İlk On 2009
Publishers Weekly En İyi Kitap 2009
New York Times Book Review Editörlerin Seçimi
Kirkus En İyi Kitap 2009 * Booklist Editörlerin Seçimi
  • Dürüst olmam gerekirse, atalarımızın pek övünülecek bir yanı yoktu. Demek istediğim, savaşlar ve bozulmuş bir gezegenle bizi içinde bıraktıkları durum ortadaydı. Kendilerinden sonra gelecek insanları hiç umursamadıkları açıkça belliydi. (sf.95)
  • Fıçının içinde balık avlamak gibi
  • İnsanın kendini toplaması, dağıtmasından on kat daha fazla çaba gerektiriyor. (sf.172)
  • Çaresizlik insana her türlü delilik yaptırabilir. (sf.219)
  • Belki de iyi bir şeylerin açlığını o kadar uzun zamandır çekiyorduk ki hepimiz parçası olmak için can atıyorduk. (sf.244)
  • Yer altında ölmekten deli gibi korkuyordum, oysa bu çok aptalcaydı. Çünkü yerin üstünde ölsem bile, yapacakları ilk şey beni yerin altına gömmek olacaktı. (sf.319)
  • Katniss, onsuz hayatta kalamayacağını düşündüğü kişiyi seçecektir. (sf.353)
  • Ancak kolektif düşünce genelde kısa ömürlü olur. Bizler hafızası yetersiz ve kendi kendini yok etmek konusunda son derece hünerli, dönek yaratıklarız. (sf.403)
  • Ancak eski alışkanlıklardan kolay vazgeçilmezdi. (sf.409)

Çarşamba, Ağustos 15, 2012

ATEŞİ YAKALAMAK ~ Suzanne Collins #2

Çeviren: Sevinç S. Tezcan
Orijinal Adı: Catching Fire
Kapak Editörü: Yusuf Tan
Yayın Yılı: 11.Baskı / Mart 2012
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 408

ARKA KAPAK:

"Açlık oyunları, insanı meraktan çatlatan, gerilim dolu, akıcı ve sarsıcı bir roman... Elimden bırakamadım.Bağımlısı oldum!"
-Stephen King
"Bu kitaba o kadar bağımlı kaldım ki, yemeğe çıktığımda bile kitabı yanımda taşıdım ve masanın altında okumaya devam ettim. Hikayesi beni birçok gece uykusuz bıraktı çünkü bitirdiğimde bile, yatakta bu kitabı düşünmeye devam ettim. Açlık Oyunları kesinlikle büyüleyici." 
-Stephenie Meyer

"Zekice kurgulanmış ve çok akıcı bir kitap... Büyüleyici."
-John Green
"Bilimkurgu, heyecan, gerilim ve aşkın muhteşem bir karışımı."
-USA Today
New York Times Bestseller
USA Today Bestseller
Horn Book Fanfare Yılın Kitabı
Publishers Weekly Yılın En İyi Kitabı
School Library Journal Yılın En İyi Kitabı
Booklist Editörlerin Seçimi
New York Times Book Review Editörlerin Seçimi
New York Times Yılın Unutulmaz Kitabı
Kirkus Yılın En İyi Kitabı
  • Buradaki eski hayatımı öyle çok özlüyordum ki. Sıkıntı içinde yaşardık ama nereye ait olduğumu ve hayatımızı oluşturan o sımsıkı dokunmuş kumaştaki yerimi bilirdim. (sf.13)
  • Ancak bir şeyin sonuna ulaşabilmek için, önce o şeyi yaşamak zorundasın. Geç kalmasan iyi olur. (sf.19)
  • Arenada geçirdiğim zaman bana, elinde olmayan şeyler -özellikle babamın ölümünden sonra içine düştüğü depresyon- yüzünden annemi cezalandırmamam gerektiğini öğretmişti. Çünkü bazen insanların başına bir şeyler gelebilir ve onlar da bu şeyleri kaldıracak donanıma sahip olmayabilirlerdi. (sf.39)
  • Çaresiz durumlar, çaresiz önlemler almayı gerektiriyorsa, ben de istediğim kadar çaresizce hareket etmek konusunda özgürüm demekti. (sf.85)
  • Burada, şehirde her zaman yıldızları görmenizi imkânsız kılacak kadar çok ışık vardı. (sf.86)
  • Bana göre, en kötü acı her zaman için o an hissedilen acıydı. (sf.124)
  • Ölüm, insanları bir araya toplamakta dirimden daha çok işe yarayabilirdi. (sf.255)
  • Konuşmayı, tepki vermeyi bıraktım ve getirdikleri yiyecek ve suyu geri çevirdim. Koluma istedikleri şeyi enjekte edebilirlerdi ama yaşama arzusunu kaybetmiş birini yola devam ettirebilmek için bundan çok daha fazlası gerekirdi. (sf.406)
  • Kurtaramazsa da bir şey değilmezdi. İnadına ölmek de yeterliydi. (sf.407)

Cumartesi, Nisan 14, 2012

Günahkâr Âşık ~ Elizabeth Hoyt

Çeviren: Seden Gürel
Orjinal Adı: To Taste Temptation
Kapak Tasarımı: Yunus Bora Ülke
Yayın: 1.Baskı / Ekim 2011
Yayın Evi : Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 400


ARKA KAPAK



AŞKIN ÇIKMAZ SOKAKLARINDA KAYBOLMUŞ İKİ TUTSAK KALP...

Leydi Emeline Gordon, şıklığı ve kusursuzluğuyla Londra'nın yüksek sosyetesinin gözdesidir ve Amerikan sömürgesinde askerlik yapmış olan, Boston'lu Samuel Hartley'nin kız kardeşi Rebecca için mükemmel bir hami adayıdır. Samuel, Amerika'nın yaban topraklarında yetişmiştir ancak oldukça varlıklı bir adam olmasına rağmen, tavırları medeniyetten uzaktır. Sosyetenin şıklık yarıştırdığı büyük bir baloya kim Kızılderili makoseni giyerek gider ki? Samuel'ın genel adaba karşı gösterdiği kibirli umursamazlık, Emelein'i çileden çıkarsa da cüretkârlığı içten içe onu heyecanlandırmaktadır.
Ancak Samuel'ın pervasız tavırlarının ardında, yakasını bırakmayan bir trajedi yatmaktadır. O Londra'ya âşık olmak için değil, intikam almak için gelmiştir. Bu adamın ellerini ellerinde hissetmek, onu baştan çıkaran dudaklarının tadına bakmak isteyen Emeline'se kendine hâkim olmak zorundadır; çünkü özgür değildir. Ancak bazı şeyler bir leydinin bile iradesinin ötesindedir... Çünkü aşk söz dinlememektedir.

"Muhteşem... Büyülü bir peri masalı, aşk ve gerçeklikle yoğrulmuş leziz ve duygusal bir ziyafet."
Romantic Times

"Baştan çıkarma sanatına alışılmadık bir yaklaşım. Mutlaka okunmalı."
FreshFiction.com


"Hoyt güçlü bir hikâye ve ihtiraslı bir aşkla karşınızda."
NovelTalk.com
*

  • Sevgi, sahibi ölünce tükenmiyordu. (sf.29)
  • Yola devam edenleri başarısızlardan ayıran nokta buydu. Acıyı kabullenmek gerekirdi. Hatta kucaklamak. Acı insanı ayakta tutardı. Acı hâlâ yaşadığını gösterirdi. (sf.47)
  • Erkekler kadınları hayatın kötü gerçeklerinden korumaları gerektiğini düşünürlerdi. Ne saf yaratıklardı şu erkekler. Doğum yapmanın öğle yemeğine gitmeden önce yapılan bir gezinti olduğunu mu düşünüyorlardı? (sf.68)
  • "Dostlarını yakınında tut, düşmanını ise daha yakın..." (sf.170)
  • "Sadece aptallar savaştan korkmaz ancak Lord Vale aptal bir adam değil." (sf.199)
  • "Savaş alnında kahraman diye bir şey yoktur Leydim, sadece hayatta kalmayı başaranlar vardır." (sf.200)
  • Dostluklarda duyarlı olmak normal bir durumdu ama maalesef garip sorunlara ve sevgi dolu bakışlara yol açıyorlardı. (sf.273)
  • "Yaşamanın romantizmden  ve ölmekten daha anlamlı olduğunu düşünüyorum." (sf.322)
  • İnsanın olduğu gibi kabul görmesi sarhoş edici bir duyguydu. (sf.325)
  • Kalabalıktan birisi olmayı zaten başaramıyordu -ne de olsa mokasen giyiyordu- ama bu gün ona bir deliye bakar gibi bakıyorlardı. (sf.325/326)
  • "En zeki adam bile paniğe kapılabilir." (sf.364)
  • "Otuz üç yaşındayım, Emmie. Beni sevecek birisi olsaydı, daha önemlisi bana katlanabilecek birisi olsaydı bu güne kadar ona rastlamış olmaz mıydım?"
    "Genelevler  ve kumarhaneler yerine daha saygın yerlere bakarsan bulacağından eminim." (sf.381/382)