Belçika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Belçika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Haziran 14, 2012

Dali ve Ben ~ Stan Lauryssens

Çeviren: Baysan Bayar
Orjinal Adı: Dali and I
Kapak Tasarımı: Mineral Tasarım
İllustrasyon: Maria Emegé / Cansu Nevarsa
Yayın Evi: April Yayıncılık
Yayın Yılı: 2. Baskı / Şubat 2008
Sayfa Sayısı: 296




ARKA KAPAK:


Salvador Dali

Deli mi? Dahi mi?


Tarihin en fazla taklit edilen, eserleri en fazla kopyalanan ve satılan sanatçısı...
Çılgın bir dahi... Ve aynı zamanda bir kalpazan mı?

Belçikalı sanat eserleri komisyoncusu Stan Lauryssens kendini Dali'nin gerçeküstü motifleriyle bezenmiş, sadece paranın gerçek olduğu bir dünyada buluyor ve Dali'den Andy Warhol'a, Beatles'dan Frank Sinatra'ya, Elvis'ten Picasso'ya kadar birbirinden ünlü isimlerle yaşadığı gerçek (üstü) olaylarla çağdaş sanatın yakın tarihini gözler önüne seriyor.

Stan Lauryssens'in hareketli ve eğlenceli hayat öyküsü sanat dünyasının pek az bilinen bir köşesine, üstelik tüm ayrıntılarıyla ışık tutuyor.

Elinizde tuttuğunuz kitaptan beyazperdeye uyarlanan, Al Pacino'nun Salvador Dali'yi canlandıracağı, yönetmenliğini "The Truman Show" ve "Lord of War" filmlerinin yaratıcısı Andrew Niccol'un yapacağı ve şimdiden Oscar Ödülleri'nin en büyük favorisi olarak gösterilen film 2009'da sinema severlerle buluşacak.

  • Dali ne olursa olsun, satar ve sattırır. (sf.5)
  • Zenginler servetlerini kullanarak, ama bayağı görünmeden gösteriş yapmak ister. (sf.11)
  • "Dünya yüzündeki servetlerin hepsinin küçük ya da büyük bir suçun üstünde yükseldiğini asla unutma." (sf.11)
  • "Geçmişin hayaletleri her zaman geri gelir; her zaman gelir ve insana musallat olur." (sf.52)
  • "Seks bir illüzyondur" dedi. "Asıl heyecanlı olan seks yapmamaktır." (sf.65)
  • "Güzel bir nesne sonsuz mutluluktur." (sf.81)
  • "Karım tabloları sever. Parasını elbiselere harcardı. Giysiler üstüne olmamaya başlayınca o da sanata döndü." (sf.148)
  • İyi yersen ve iyi sıçarsan ölümden korkmana gerek kalmaz. (sf.231)

Pazartesi, Nisan 16, 2012

Uyku ~ Annelies Verbeke

Çeviren: Gül Özlen
Orijinal Dili: Hollandaca
Orijinal İsmi: Slaap!
Kapak İllüstrasyonu: Sevinç Altan
Kapak Düzeni: Deniz Çelikoğlu
Yayın Yılı: 1. Basım / 2005
Yayın Evi: Ayrıntı Yayınları
Sayfa Sayısı: 124



ARKA KAPAK

"Herkes uyur. Uyku, geçmişle bu günü birbirine bağlar. Uyku sindirir, yaraları sarar. Uyku, zenginle fakiri, kadınla erkeği, insanla hayvanı eşitler. Benden başka herkesi."

Belçikalı yazar Annelies Verbeke bu ilk romanında uykusuzluk çeken Maya ile gecenin içinde karşılaştığı ruhdaşı Benoit' nın hikâyesini anlatıyor. Maya önceleri yakınlarının önerdiği ballı sıcak süt, gevşeme terapisi ve çeşitli benzeri yöntemlerle uyumaya çalışır ama başarılı olamaz. Kendisini anlayamayan ve yanında mışıl mışıl uyumaya devam eden sevgilisi Remco ile yolları ayrıldıktan sonra hayatı değişir ve kendisini daha da yalnız hissetmeye başlar. Çoğunluğun evlerinde, yataklarında uyuyarak geçirdiği gece saatlerinde Maya sokaklarda gezinir. Bu gezintilerden birinde tanıştığı, kendisi gibi uyuyamayan Benoit için "Sadece bir uykusuzla anlaşabilirim çünkü diğerleri beni anlamıyor" diye düşünür.

Roman, iki kahramanın anlattıkları kendi hikâyeleri ile değişik ve derin bir boyut kazanıyor. Her iki uykusuz da tercih etmedikleri halde geceleri uyuyan, gündüzleri çalışan büyük çoğunluğun sürdürdüğü düzenli hayatın dışında kalıyor ve o noktada yan yana düşüyorlar.

Verbeke'nin karakterleri duygudaşlık beslemekten kendimizi alamayacağımız, normal bir hayat sürme özlemleri yüzünden ıstırap çeken, o özlemler ve beklentilerle dışarıdaki yüzeysel hayatın kendilerini tatmin etmeyeceğinin bilincinde olan insanlar. Yazar isabetli, güçlü metaforlarla hikâyesinin temelini sağlamlaştırıyor. Uyku, insanları etkilemek, güldürmek, biraz birbirlerine yaklaştırmak isteyen bir yazardan, hayata ve hayatın insana sunduğu deneyimlere derin kavrayışlı bir bakış... Bir tutam ironiyle çeşnilendirilmiş, hem özlü hem de şiirsel, sahici bir dayanışma girişimi...

Uyku 2004'te Kadın ve Külltür Başlangıç Romanı Ödülü'ne, 2005'te ise her yıl en çok satılan ilk kitaplara verilen Altın Kıvrık Köşe Ödülü'ne değer görüldü.

*

  • Gecelerim gündüzlerimden daha uzun, çünkü geceleri yalnızım. (sf.11)
  • Her şeyin planlanmış olduğu bir geleceği hedeflememek iyidir. (sf.12)
  • Hiçbir ilişki sonsuzluk sözü veremez. (sf.12)
  • Herkes uyur. Uyku, geçmişle bu günü birbirine bağlar. Uyku sindirir, yaraları sarar. Uyku, zenginle fakiri, kadınla erkeği, insanla hayvanı eşitler. Benden başka herkesi. (sf.14)
  • Aklından zoru olan, nefret dolu biri ancak kendinde olmadığı için diğer insanların da huzurunu ve mutluluğunu bozmak ister. (sf.21)
  • Bazı sessizlikler farklıdır. Bazı sessizlikler kafanızın içindedir. (sf.30)
  • "Hep bir şeyler yanlış gider. İyiden kötüye ya da kötüden daha betere." (sf.43)
  • Bazen kalabalıkların içinden geçerken insanların birbirleriyle konuşarak beni delip geçtiğini fark ederdim. Şeffaf bedenli, kokusu dikkat çekmeyen, sıradan giyimli bir hayalettim. (sf.48)
  • Anlaşılır nedenlerden dolayı hiçbir zaman kiliseye gitmedim. Yarattıklarının düşüşünü izleyen bir Tanrının var olması ihtimali midemi bulandırıyordu. (sf.61)
  • Bir gece evrenin sonsuzluğunu kavradım ve büyüklüğü karşısında ağladım. Yaptığım el işleri, topladığım kâğıt parçaları, yediğim ekmek kırıntıları önemsizlikleriyle yarışıyorlardı. Okullardaki arkadaşlarımla boylarımız birbirine yakındı, öğretmenimiz de uzun sayılmazdı. Sabah uyandığımı, terliklerimi ve sabahlığımı giyerek merdivenlerden aşağı indiğimi ve evin boş olduğunu fark ettiğimi düşün. Annem ve kardeşlerim gitmiş olsun. O zaman üzüntüm yıldızların arasında yok olup gidecekti. (sf.74)
  • "Hayat, şişenin içinde bir osuruktur bayım." (sf.79)
  • Köpekler yollara kakalarını yaptığı sürece ümit var demektir. (sf.96)
  • Vazgeçmek, insana kendini boşlukta hissetmesine dayanan bir gelecek hayali sunuyor. (sf.102)