 |
Çeviren: Gül Özlen
Orijinal Dili: Hollandaca
Orijinal İsmi: Slaap!
Kapak İllüstrasyonu: Sevinç Altan
Kapak Düzeni: Deniz Çelikoğlu
Yayın Yılı: 1. Basım / 2005
Yayın Evi: Ayrıntı Yayınları
Sayfa Sayısı: 124 |
|
ARKA KAPAK
"Herkes uyur. Uyku, geçmişle bu günü birbirine bağlar. Uyku sindirir,
yaraları sarar. Uyku, zenginle fakiri, kadınla erkeği, insanla hayvanı
eşitler. Benden başka herkesi."
Belçikalı yazar Annelies Verbeke bu ilk romanında uykusuzluk çeken Maya
ile gecenin içinde karşılaştığı ruhdaşı Benoit' nın hikâyesini
anlatıyor. Maya önceleri yakınlarının önerdiği ballı sıcak süt, gevşeme
terapisi ve çeşitli benzeri yöntemlerle uyumaya çalışır ama başarılı
olamaz. Kendisini anlayamayan ve yanında mışıl mışıl uyumaya devam eden
sevgilisi Remco ile yolları ayrıldıktan sonra hayatı değişir ve
kendisini daha da yalnız hissetmeye başlar. Çoğunluğun evlerinde,
yataklarında uyuyarak geçirdiği gece saatlerinde Maya sokaklarda
gezinir. Bu gezintilerden birinde tanıştığı, kendisi gibi uyuyamayan
Benoit için
"Sadece bir uykusuzla anlaşabilirim çünkü diğerleri beni anlamıyor" diye düşünür.
Roman, iki kahramanın anlattıkları kendi hikâyeleri ile değişik ve derin
bir boyut kazanıyor. Her iki uykusuz da tercih etmedikleri halde
geceleri uyuyan, gündüzleri çalışan büyük çoğunluğun sürdürdüğü düzenli
hayatın dışında kalıyor ve o noktada yan yana düşüyorlar.
Verbeke'nin karakterleri duygudaşlık beslemekten kendimizi
alamayacağımız, normal bir hayat sürme özlemleri yüzünden ıstırap çeken,
o özlemler ve beklentilerle dışarıdaki yüzeysel hayatın kendilerini
tatmin etmeyeceğinin bilincinde olan insanlar. Yazar isabetli, güçlü
metaforlarla hikâyesinin temelini sağlamlaştırıyor. Uyku, insanları
etkilemek, güldürmek, biraz birbirlerine yaklaştırmak isteyen bir
yazardan, hayata ve hayatın insana sunduğu deneyimlere derin kavrayışlı
bir bakış... Bir tutam ironiyle çeşnilendirilmiş, hem özlü hem de
şiirsel, sahici bir dayanışma girişimi...
Uyku 2004'te Kadın ve Külltür Başlangıç Romanı Ödülü'ne, 2005'te ise her
yıl en çok satılan ilk kitaplara verilen Altın Kıvrık Köşe Ödülü'ne
değer görüldü.
*
- Gecelerim gündüzlerimden daha uzun, çünkü geceleri yalnızım. (sf.11)
- Her şeyin planlanmış olduğu bir geleceği hedeflememek iyidir. (sf.12)
- Hiçbir ilişki sonsuzluk sözü veremez. (sf.12)
- Herkes uyur. Uyku, geçmişle bu günü birbirine bağlar. Uyku sindirir,
yaraları sarar. Uyku, zenginle fakiri, kadınla erkeği, insanla hayvanı
eşitler. Benden başka herkesi. (sf.14)
- Aklından zoru olan, nefret dolu biri ancak kendinde olmadığı için diğer insanların da huzurunu ve mutluluğunu bozmak ister. (sf.21)
- Bazı sessizlikler farklıdır. Bazı sessizlikler kafanızın içindedir. (sf.30)
- "Hep bir şeyler yanlış gider. İyiden kötüye ya da kötüden daha betere." (sf.43)
- Bazen kalabalıkların içinden geçerken insanların birbirleriyle
konuşarak beni delip geçtiğini fark ederdim. Şeffaf bedenli, kokusu
dikkat çekmeyen, sıradan giyimli bir hayalettim. (sf.48)
- Anlaşılır nedenlerden dolayı hiçbir zaman kiliseye gitmedim.
Yarattıklarının düşüşünü izleyen bir Tanrının var olması ihtimali midemi
bulandırıyordu. (sf.61)
- Bir gece evrenin sonsuzluğunu kavradım ve büyüklüğü karşısında
ağladım. Yaptığım el işleri, topladığım kâğıt parçaları, yediğim ekmek
kırıntıları önemsizlikleriyle yarışıyorlardı. Okullardaki arkadaşlarımla
boylarımız birbirine yakındı, öğretmenimiz de uzun sayılmazdı. Sabah
uyandığımı, terliklerimi ve sabahlığımı giyerek merdivenlerden aşağı
indiğimi ve evin boş olduğunu fark ettiğimi düşün. Annem ve kardeşlerim
gitmiş olsun. O zaman üzüntüm yıldızların arasında yok olup gidecekti. (sf.74)
- "Hayat, şişenin içinde bir osuruktur bayım." (sf.79)
- Köpekler yollara kakalarını yaptığı sürece ümit var demektir. (sf.96)
- Vazgeçmek, insana kendini boşlukta hissetmesine dayanan bir gelecek hayali sunuyor. (sf.102)