Çarşamba, Haziran 08, 2016

Sonsuzluğun Sonu - Isaac Asimov

Şimdi size harika bir kitap anlatacağım ama muhtemelen anlatamayacağım. O yüzden -anlatmayı başarabilen birileri var eveet!- bir link de bırakacağım. Bu kitabı canım Settie'nin blogunda görmüştüm. Konusunu okuyunca -orada gördüğüm pek çok kitap gibi- mutlaka okumalıyım demiştim. Daha önce hiç Asimov okumadığım için nasıl bir başlangıç olur bilemedim ama Settie çok güzel bir başlangıç olacağını söyledi. Ona güvendim ve YANILMADIM MEHEHE!

Sonsuzluğun Sonu'nu Görkem'le buluşmak için Kızılay'a indiğimde alıverdim hiç düşünmeden. O gece metroda okumaya başladım fakat kitap bu güne dek elimde süründü durdu, bu gün bitirmeyi başardım. Peki kitap harika ise neden böyle oldu? Peki bu kitap ne anlatıyor? Peki biz bu kitabı neden sevdik? Çünkü hep söylendiği gibi iyi kurgulanmış fantastik& bilimkurgu romanları da iyi edebiyattır da ondan sevdik. Çünkü benim okuma tempom yine altüst oldu ve işte en zor soruya geldim, bu kitap ne anlatıyor?

Kitap uzak bir gelecekte geçiyor. Öyle ki bu zamanda, insanlar zamanda yolculuk etmenin bir yolunu bulmayı başarmış. Üstüne üstlük zamanlar içerisinde yaşanan/ yaşanabilecek olan şu veya bu olayların analizini yapıp onları engelleme, hızlandırma veya yavaşlatma yönünde çeşitli gerçeklik değiştirmeleri yapabiliyorlar. Elbette ki yeryüzünde yaşayan her insanın ve tüm zamanların bundan haberi yok. Bu işle görevli kişiler, ailelerinden ve yaşadıkları zamandan koparılmış, özel olarak yetiştirilmiş kişiler, Sonsuzlar. Gözlemciler ve Teknisyenler de var. Gözlemciler belirli bir çağa gidip kültürü, sosyal yaşamı vs gözlemliyor ve tespit ettiği sorunları rapor ediyor. Teknisyenler ise bu sorunları çözmek adına çeşitli gerçeklik değiştirmeleri tasarlıyorlar. Bilgisayarlar var onlar ne yapıyor hiç fikrim yok gjdfjgkfd.

Ana karakterimiz Andrew Harlan da bir Sonsuz. İşinde gücünde, işte böyle duygusuz, mal bir Sonsuz, ben Harlan karakterini pek sevmedim anlayabileceğiniz gibi. Bu zavallı Sonsuzların evlenme, çocuk sahibi olma gibi bir şansları da yok, yalnız ve işine odaklı insanlar. Çünkü zamanlar arasında dolaşıp duruyorlar ve hayatları bunun üzerine kurulu. Kendilerini bir zamana ait hissetmek, her şeyi tehlikeye sokmalarına neden olacaktır zira "küçük" bir gerçeklik değiştirmesi yeni gerçeklikte karınızı bir fahişe olarak bulmanıza ve sizi hiç tanımıyor olmasına falan neden olabilir. Ve fekat Harlan'ın yolu güzel bir kadınla kesişiyor ve Harlan kadına aşık oluyor. Hem de bu öyle bir aşk ki, tüm sonsuzluğu tehlikeye sokabilir!

Yarım aklımla ortalığı daha fazla karıştırmayacağım, kitabın da heyecanı kaçmasın. (Bakın hep sizi düşündüğümden.) Ama zaman yolculuğu ile ilgili müthiş tespitler, çok keyifli bir kurgu söz konusu. Bu konuya çok aşina değilim, bu yüzden bahsi geçen matematikçiler falan gerçek mi bilemiyorum ama, yahu ihtimal vermiyor da değilim, uzak gelecekte birileri şimdiki zamanımızı kurcalıyor olmasın çocuklar?! Bu patlamalar bombalar akıl karı değil yoksa?

Başta karakterleri çok tanıyamadığımızı düşünmüş ve buna içerlemiştim. Kitap kişi odaklı değil olay odaklı gidiyordu. Hanım karakterimizin silik bir tip olmasına, KİTAPTAKİ TEK KADIN OLARAK sıradan bir kadın olmasına da içerlemiştim. Ama kitabın sonlarına doğru ortalık öyle bir karıştı ki, son yüz sayfayı soluk almadan okudum. Bu konuyu kurcalama konusunda da oldukça heveslendirici oldu kitap. Uzun süredir okuduğum en iyi kitaptı diyeceğim de bir aydır (uzun süreden kastım 1-1,5 ay eveth) doğru dürüst kitap okumuyorum zaten. Asimov kalbimi fethetti, öteki kitaplarına da bakacağım orası kesin! Settie uzun uzun ve güzel güzel anlatmıştı kitabı, ondan okusanız daha iyi. Linki böylece bırakıyorum.

Ouf yine bi heyecanla yazmaya başladım "çek gizeldi ehe çek sevdim" den başka bir şey diyemedim, şimdi de yazıyı bitiremiyorum iyi mi ahahah?! Okuyun, okutun a dostlar!

239 sayfa