Cumartesi, Eylül 23, 2017

Benlik Üzerine Denemeler ~ Virginia Woolf


"Kurmacanın tam doğru ve öz esasları" diye bir şey yoktur. Her şey, her his, her düşünce kurmacanın tam da doğru ve öz esaslarıdır; beynin ve ruhun her vasfından yararlanılabilir. Hiçbir algı kusurlu olmaz. Öyle ki kurmaca sanatı can bulsa da gelip aramıza dikilse, bizi şüphesiz kendisini onurlandırmaya ve sevmeye olduğu kadar sarsıp yıkmaya ve zorlamaya da davet ederdi; çünkü o, gençliğini ancak böyle tazeleyebilmekte, saltanatını ancak böyle pekiştirebilmektedir. (sf.35)

Ben inanıyorum ki bütün romanlar karşı köşedeki bir yaşlı kadınla başlar. (sf.42)

Yazıdaki âdetler, adab-ı muaşeretteki âdetlerden çok da farklı değildir. Gerek hayatta, gerekse edebiyatta, bir tarafta ev sahibesiyle yabancı misafiri arasındaki, öteki tarafta yazarla yabancı okuru arasındaki uçuruma köprü kurmanın bir yolunu bulmak elzemdir. (sf.49)

Bir yazar asla yalnız değildir. Yanında her zaman halk vardır; aynı koltukta olmasa bile en azından hemen yan kompartımandadır. Gerçi halk da tuhaf bir arkadaşıdır. İngiltere'de son derece uysal ve kolay ikna edilebilir bir yaratıktır mesela; bir kez dikkatini çekebildiniz mi belli miktarda yıl boyunca kendisine ne söylenirse sorgulamaksızın ona inanır. Halka yeterince kararlı şekilde "Bütün kadınların kuyruğu ve bütün erkeklerin hörgücü vardır" deseniz, gerçekten de kadınları kuyruklu, erkekleri de hörgüçlü görmeyi öğrenmeye başlayacaktır ve siz "Saçmalamayın. Maymunların kuyruğu olur, develerin hörgücü olur. Erkeklerin ve kadınlarınsa beyinleri ve kalpleri vardır; düşünür ve hissederler" dediğiniz zaman bunu çok devrimci ve muhtemelen uygunsuz bulacaktır. Bu ona kötü, üstüne üstlük yakışıksız bir şaka gibi gelecektir. (sf.51)

Hakikaten de insanın okumakla ilgili bir başkasına verebileceği tek tavsiye hiçbir tavsiye kabul etmemesi, kendi içgüdülerinin peşinden gitmesi, kendi aklını kullanması ve kendi çıkarımlarına varmasıdır. (sf.72)