Pazar, Aralık 10, 2017

Beat Kuşağı ~ Jack Kerouac

Buck, dinle beni eski dostum, demek doğru, senin dediğin gibi, Tanrı biziz, biziz işte, şimdi ve burada, senin de aynen söylediğin gibi Tanrıya ulaşmamıza gerek yok çünkü zaten oradayız biz, ama Buck gerçekten şunu kabul et ki dostum, cennete giden o mınakodumun yolu upuzun bir yol. (sf.12)

Sözcükler, Milo... Israrla "sözcükler" diyorum ve gerçekten de ciddiyim, sana "Tanrı sözcüklerdir..." dedirtmeye çalışıyorum... Ne yaparsan yap sözcükler sadece, öyle değil mi? (sf.13)

Neden Tanrı devreye girmiyor, parmağını şıklatıp da çat diye durdurmuyor dünyayı? (sf.72)

Biz başka yönlere akmalıyız- Hadi canım şehrimize geri dönelim! Sürekli Milo'nun kazandıkça aslında kaybettiği ve kaybettikçe aslında kazandığı hissine kapılıyorum, her şey gelip geçici, elle tutamazsın yoksa acıtır!  (...) Kazanamazsın Milo, kaybedemezsin, her şey gelip geçici ve hepsi acıtır! (sf.74)

Benim tek isteğim- sadece yanlış bahislere takılmak istemiyorum, yanlış şairlere takılmak gibi bir şey bu, yanlış insanlara, yanlış tarafa... (sf.79)

Böyle bir dünya istemiyorum ben Tanrıdan
Ne demek istiyorsun?
Ne demek istiyorsam onu, istemiyorum işte. Nasıl bir ölme biçimi bu? (sf.82)

Bilmiyorum, ben- bence herkes herkesi sevmeli, bence verilmesi gereken tek mesaj bu- tek mesaj bu ve kimseler buna inanmıyor. (sf.96)

Evet bence bir ara hepimiz kendimiz olmalıyız... elden geldiğince tez biçimde. (sf.100)