Gönül Suveren etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gönül Suveren etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Ağustos 20, 2012

KİMSESİZ ÇOCUK ~ Hector Malot

Çeviren: Gönül Suveren
Orijinal Adı: Sans Famille
Yayın Yılı: 1978
Yayın Evi: Altın Kitaplar Yayınevi
Sayfa Sayısı: 200

  • Köyde yaşamış olanlar, <<ineği satmak >> sözcüğünün ne anlama geldiğini çok iyi bilirler. Bizim ineğimiz sadece sütninemiz değil, aynı zamanda arkadaşımızdı, dostumuzdu. Çünkü sakın ineğin çok aptal bir hayvan olduğunu sanmayın, tersine çok akıllıdır ve biraz eğitilecek olursa pek çok şeyler öğrenebilecek yetenektedir. (sf.9 / 10)
  • O güne değin kendi kendime hiçbir zaman bir babanın ne olduğu sorusunu sormamıştım. Ve belli belirsiz, içgüdülerimle, bunu kalın sesli bir anne olarak düşünegelmiştim. (sf.11/12)
  • Çünkü insan ancak içi rahat olduğu zaman uyuyabilir, değil mi ama? (sf.12)
  • Ne var ki zekâ, ancak karşılaştırma olanağı bulundukça değer kazanır.(sf.19)
  • Gerçi ona eğitim, öğrenim sağlayacaksınız, orası doğru, ama onun aklını yetiştirebilirsiniz, karakterini değil. (sf.55)
  • İşin kötüsü şudur ki, insanlar ne zaman birbirlerine daha çok yakınlaşmak isteseler, ayrılmak zorunda kalırlar. (sf.73)
  • Çünkü yaşamla savaşmak yürekliliğini gösterenlerin yazgısı her zaman kötü olmaz. (sf.74)
  • Fazla mutlusun oğlum. Bu böyle uzun sürmeyecektir. (sf.96)
  • Sevecenlik, zenginlikten yeğdir. (sf.147)

Pazar, Ağustos 12, 2012

FARE KAPANI ~ Agatha Christie

Çeviren: Gönül Suveren
Orijinal Adı: Three Blind Mice
Yayınevi: Altın Kitaplar Yayınevi
Sayfa Sayısı: 170

ARKA KAPAK:

Agatha Christie'nin sahneye uygulanan bu romanı Londra'da 22 yıldan beri kapalı gişe oynamaktadır.


Mrs. Casey kapının üzerinde asılı zilin sesini duyunva başını kaldırıp dükkâna giren adama baktı.

Adam paltosunun yakasını kaldırmış, şapkasını iyice öne eğmişti. Adam ona yaklaşıp,
-Mrs. Li, siz misiniz? diye sordu.
-Hayır kendisi üst kattadır.
Adam,
-Demek fare kapanı orada diye homurdandu.

Mrs. Ceasey bu sözün anlamını öğrendiği an, iş işten geçmiş olacaktı!...

100 LİRA
 :)
  • İnsanın bir ainda her şeye dikkat edebilmesi için ayağı yanmış kedi gibi sağa sola koşması lâzım. (sf.14)
  • İnsanların göründükleri gibi olduklarını sanmamalısınız. (sf.45)
  • İnsanlar kendilerini kapıp koyvermek için türlü bahaneler bulurlar. (sf.49)
  • Ta ilk çağlardan beri kadınlar erkekleri için yemek pişirmişlerdi. Tehlike ve delilikle dolu diğer dünya ortadan kaybolmuştu. Mutfağında çalışan kadın emniyette demekti... Daima emniyette... (sf.61)
  • İnsan manyak bir katile de acır. (sf.68)
  • Olmayan bir şeyi ispat etmek o kadar zordur ki. (sf.71)
  • İnsan nezle oluncaya kadar burnundan nefes almasının ne kadar harikulâde bir şey olduğunu farketmiyor. (sf.85)
  • Zeki olup da aptal görünmek kadar iyi bir şey yoktur. (sf.106)

Cumartesi, Ağustos 11, 2012

PEMBE EVDEKİ ÖLÜ ~ Agatha Christie

Çeviren: Gönül Suveren
Orijinal Adı: By The Pricking Of My Thumbs
Kapak Düzeni: Yüksel Çetin
Yayın Yılı: 2. Basım / Mayıs 1983
Yayınevi: Altın Kitaplar Yayınevi
Sayfa Sayısı: 190

  • Neticede kadınlar realist olmak zorundadırlar. Zira başka şekilde hareket edecek vakitleri yoktur. (sf.11)
  • Zararsız hayaller yaşlı ve yalnız kimseleri mutlu eder. (sf.34)
  • Bazen insanın kendi kendine hikâyeler uydurması hoş oluyor. Bilhassa -pek çok kişi görmüyorsa... (sf.60)
  • Yaşlı bir kadının ne zaman öleceğini önceden kesin olarak tahmin etmek imkânsızdır. Sıhhati çok bozuk olan, iyi bir muayeneden sonra, "Bir yıl bile dayanmaz," diye düşündüğünüz bir kadın bazen daha on yıl yaşar. Onlar hayata öyle sıkıca bağlıdırlar ki, kötü sıhhat bile yaşamlarına engel olamaz. Diğer taraftan bir kısmı ise çok sağlamdır. Onların yüz yaşını bulacaklarına inanırsınız. Fakat onlar da grip veya zatüreye tutulurlar. Mukavemetleri olmadığı için bir hastalıktan kurtulamaz ve şaşılacak bir şekilde çabuk ölürler. (sf.110)
  • Bir insan endişeye kapıldı mı, bazen budalaca işlere kalkışır. Hatta bir hata bile yapabilir. Zaten suçluların çoğu bildiğin gibi bu şekilde yakalanır. Çok zeki bir insan al. Harikulâde bir plân hazırlayan ve hata yapmayan bir kimseyi... Fakat ufacık bir şeyden endişelendi mi, hemen şaşalar. Yanlış bir hareket yapar. (sf.126)
  • Belirli bir gaye için yapılan bir ev, başka maksatlarla kullanılmamalıdır. Böyle bir şey yaparsanız, evin hoşuna gitmez. (sf.136)
  • İşte insanın başı bu yüzden belaya girer. Düşünmek yüzünden... (sf.145)
  • Bildiğin gibi dolandırıcıların hepsi de pek dürüst tavırlı insanlardır. Her halde katiller de şirin ve bilhasa yufka yürekli tesirini uyandıran insanlar... (sf.155)

Cuma, Ağustos 10, 2012

CİNAYETLER OTELİ ~ Agatha Christie

Orijinal Adı: The Bertrams Hotel
Çeviren: Gönül Suveren
Yayınevi: Altın Kitaplar Yayınevi
Kapak Düzeni: Yüksel Çetin
Yayın Yılı:
-
Sayfa Sayısı:176

  • Fakat insan hiçbir zaman geri dönemez. Bunu yapmağa da kalkmamalıdır. (sf.91)
  • Bu aynı şey değil. Cinayet... cinayet işleme arzusu... bambaşka bir şey. Bu... nasıl anlatayım bilmem ki?... Bu, kadere meydan okumak gibi bir şey. (sf.92)
  • Bir insan konuşurken sesini alçaltmazsa bundan onun duyulmaktan çekinmediği  anlamı çıkar. Tabii bazen o sizin o çevrede olduğunuzu farketmez. Umumî bir yerde olduğu, başkalarının da içeri girebileceği aklına gelmez. O zaman seçeceğiniz iki yol var, birini tercih ermek zorunda kalırsınız. Ya ayağa kalkıp öksürürsünüz, ya da sessiz sedasız oturup, sizi görmemelerini temenni edersiniz. Her iki halde de çok sıkılırsınız. (sf.122)
  • Dünyada daha müşfik merhametli insanlar olduğunu anlamak insana ümit ve cesaret veriyor. (sf.124)
  • Bazıları cinayetlere karışırlar. Bazıları cinayet işlerler.Bazıları da ister istemez kendilerini bir cinayet tahkikatının ortasında bulurlar. (sf.157)
  • İnsan, duyduğu dehşet hissini azaltmak için böyle şakacı bir tavır takınıyor. (sf.171)
  • İnsan bazen hâdiselere ters tarafından bakar. Bu üç kişinin yerlerini veya hareketlerini değiştirirsek... o zaman cinayet saatini de değiştirmiş olmaz mıyız? (sf.172)

Çarşamba, Ağustos 08, 2012

ÖLÜM ÇIĞLIĞI ~ Agatha Christie

Çeviren: Gönül Suveren
Yayın Yılı: 2. Basım / 1982
Yayın Evi: Altın Kitaplar Yayınevi
Sayfa Sayısı: 176
  • Birinin gizli ve zevkli günahı olmak, başkalarının onur duyacağı bir kadın olmaktan daha hoştur. (sf.13)
  • Âşık birine doğru yolu göstermenin hemen hemen olanaksız olduğunu bilecek yaştaydım. (sf.27)
  • İngiltere'de boş zamanı olan ihtiyar bir kızla boy ölçüşebilecek bir tek polis hafiyesi yoktur. (sf.29)
  • Korkarım bu dünya kötülük dolu. (sf.61)
  • Bugün eskiden yakılan cadıları düşünerek irkiliyoruz. Bana kalırsa bir gün gelecek asılan canileri düşünerek titreyeceğiz. (sf.85)
  • Çünkü senin işin doğru ve yanlış diye tanımladığımız şeylerle ilgili. Halbuki ben böyle şeylerin var olduğundan pek emin değilim. Ya bütün bunlar salgı bezleriyle ilgiliyse. Bir bezin salgısı fazlalaşır, diğerininki de azalırsa, karşında bir cani bulursun. Ama aslında o yalnızca hastadır. Bir adamı veremi var diye asar mısın? (sf.86)
  • Fakat insanların içyüzü hiç belli olmaz. (sf.95)
  • İyi bir uşağın maskesi kadar insanlıktan uzak hiçbir şey yoktur. (sf.99)
  • Ölülerin arkasından da kötü konuşmamak gerek. Ama ölüm gerçekleri değiştirmez. (sf.109)
  • At kaçtıktan sonra ahırın kapısını kilitlemişsin ne fayda. (sf.112)
  • Hayat her yerde aynıdır. (sf.120)
  • Pek az kimse başkaları için her şeyi yapabilir. Ne kadar istersek  isteyelim yine de çaresiz kalırız. (sf.125)
  • Mesele şu: her şeyin açıklanması gerek. Hem de uygun bir şekilde. Eğer varsayımınız bütün gerçeklere uyuyorsa o zaman doğru yoldasınız demektir. (sf.158)
  • Gençler yaşlıların aptal olduğunu düşünürler, yaşlılar ise gençlerin aptal olduğunu bilirler. (sf.174)

Pazar, Haziran 24, 2012

Cinayet Reçetesi ~ Agatha Christie

Çeviren: Gönül Suveren
Dizgi Baskı: Serbest Matbaası - Kasım 1982
Sayfa Sayısı: 190

  • Bazı soruları, cevaplarından korktuğunuz için soramazsınız. (sf.7)
  • Unutma, yalnız yola çıkan hedefine daha çabuk erişir. (sf.23)
  • Ben atmosfere inanırım. İnsanların duyguları ve düşünceleri. Bunlar duvarlara ve eşyalara sızarlar. (sf.37)
  • Herkesin hayatında başkalarının öğrenmeyeceklerini umduğu kapalı bazı bölümler vardır. (sf.62)
  • "Ben büyük buluşların çoğunu ve dehanın en büyük başarılarını, tembelliğe bağlıyorum. İnsan kafası başkalarının fikirleriyle kaşık kaşık beslenmeyi tercih eder. Ama bu besinden yoksun kaldığı zaman da istemeye istemeye kendi başına düşünmeye başlar. Ve, unutmayın, böyle düşünce değşik bir şeydir. Değerli sonuçlar da verebilir." (sf.79/80)
  • "İnsanların kendi isteğiyle yaptığı kötülükleri Tanrıya yükleme merakı çok fazlalaştı. Bir şeytan olduğunu kabul edebilirim. Ama Tanrının bizi cezalandırmasına hiç gerek yok, Miss Emily. Biz kendi kendimizi cezalandırmakla meşgulüz zaten." (sf.84)
  • Bayağı merak, korkaklıktan daha üstündür. (sf.94)
  • Olaylar hiçbir zaman beklediğimiz zaman gelişmezler. (sf.164)
  • "Besin, hayat için neyse.
    Ya da tatlı mevsim sağanakları toprak için neyse,
    Sen de benim düşüncelerim için öylesin..."
    *

    Ve o zaman aslında sana âşık olduğumu da anladım, Jerry. Çünkü benim duygularım de böyle..." (sf.180)
  • "Ama biz bu dünyaya masum bir insanın hayatı söz konusuyken, tehlikeden kaçınmak için gelmedik." (sf.188)

    *Shakespeare'den...