Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Temmuz 14, 2013

IV

Marco Piunti
(...)
Çünkü nasıl anlamalı dünya dönüyor
Hep aynı yerde mi dönüyor Bill
Hangi yıldız biraz mavi
Hangisi biraz yeşil
Hiç paran oldu mu Bill
Bozdurup harcamak kadar
Bana bir sevme yarat Bill
Bana bir sevme yarat
Ya da ben
Gene mi yenildim Bill
Ağlama
Ama ağlama Bill
Bill!
Hey!
Bill!

Edip Cansever
Çember
Sonrası Kalır- I
Sf.148


Cuma, Ocak 11, 2013

GÖZLERİ

Andre Kohn
Sanki hiçbir şey uyaramaz
İçimizdeki sessizliği
Ne söz, ne kelime, ne hiçbir şey
Gözleri getirin gözleri!..

Başka değil, anlaşıyoruz böylece;
Yaprağın daha bir yaprağa değdiği
O kadar yakın, o kadar uysal
Elleri getirin elleri!..
Diyorum, bir şeye karşı koymaktır günümüzde aşk;
Birleşip salıverelim iki tek gölgeyi.

Edip Cansever

Çarşamba, Aralık 26, 2012

Göğe Bakma Durağı

Google Görseller


İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım

Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
İnecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumıyalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak göğe bakalım

Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmiyceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat
Durma göğe bakalım

Turgut UYAR

Cumartesi, Aralık 22, 2012

Bekle Dedi

Sergey Sotnikov
Bekle dedi, gitti
Ben beklemedim, o da gelmedi...
Ölüm gibi bir şey oldu
Ama kimse ölmedi...

Özdemir Asaf

Pazartesi, Ekim 22, 2012

YOLCULUK

Claude Théberge
Bir şair yolculuk ediyor
bir denizinde dünyamızın
bakarak bir yıldıza.

Yolculuk ediyor şairin biri
yıldızların birinde bir denizde
bakarak dünyamıza.

Yolculuk ediyor şairler
denizlerinde kâinatın
bakarak birbirine.

Nazım Hikmet RAN


Perşembe, Eylül 20, 2012

Umut Aşktadır

John Bauer
Dünya kokuşur, boşalır tarihin çöptenekesi
Önce Hitler gelir, bir ölü kadınla sevişmekten
Sonra Franko ve Mussolini
Korku getiren ayak sesleri
Ardından kırılarak açılan o kapılar

Sonun başlangıcı da olsa
Genede seyredilir
Kurdun bir kuzuyu yiyişi

Hala elindedir yaprakları dökük o zeytin dalı
İstesem de gelemez
Hiroşima'dan kalma o çocuk
Üstelik bir yangının içinden gülümseyerek

Bahçemin iklimini bulamam
Zaman ayıramam ki onu ekmeye
Oturup düşünsem
Neye yarar yeni bir yol arasam

İşte canım isteniyor sevincim çalınmıştır
Bir ölüm bırakılmıştır payıma
Yüzdükleri derimi omzuma atarak dünyaya girerim
Dağlar dayanmaz yaşanılanın sıcaklığına
Bu yüzden paramparça ve buharlaşmakta sular
Bundan toprağın durmadan çınlaması

Buzul çağı bitecekti bir zenci yakılmasa
Bölüşebilse insan kahvelerin nefesten ısısını
Konuşurken bir silahın gölgesi düşmese camlarına

Çaresiz yenilenir pası dökülür bu yaşantının
Aşkıma aşk gerekir
Umut aşktadır
Bırakılır düşüncelerin kör kuyulara anlatılması
Bu yüzden kan konuşur.
Veysel Çolak

Pazartesi, Eylül 17, 2012

Marianne Moore'dan Bir Şiir

Samandra C.
           Güçsüz,
           tehlikeyi alt eder
           Güçlü,
           tehlikenin kaynağını yok eder.
           Sabırla direnmek gibisi var mı! 
           Bu incecik sapın içinden
           Ne kadar özsu geçti de
           Kirazı ala boyadı!

Marianne Moore
Dost Mektupları'ndan

Pazartesi, Eylül 03, 2012

Bu Kırlangıçlar Gitmemişler Miydi?

Görsel: Zhao Chun
Giden gelen yok. 
Bir titreşimdir bu.
Duragan fulyanın üstünde arı
Bir diyapazon gibi titremekte. 
Kırlangıç
Tarihsizdir. 
Belleğim sarsılıp duruyor denizde.
Martı bir uçta kanat, bir uçta ses.
Ya sabah, ya öğle. 
Gemici ve bulut,
Güneş ve yağmur kıl payı bir dengede.
Dolu bir boşluğu doldurup boşaltmak işimiz
Ölülerle, gecelerle, sümbüllerle

Melih Cevdet ANDAY

Cuma, Ağustos 10, 2012

KAHVECİ KIZ

Melitjeh Jozwiak
Allah beni çirkin yarattı,
Cazibem yok yürürken.
Kahveci kızına mı bakılır,
Güzeller dururken.

Fakir doğup büyüdüm,
Annem evlerde çamaşır yıkar.
Onlara git,
Zenginler var.

Okutmadılar orta’dan sonra,
Tahsilim de kaldı yarım.
Güzel olsam, zengin olsam
Anlarım.

Behçet NECATİGİL

Çarşamba, Ağustos 08, 2012

HER GİDENDEN BİR GÜLÜMSEME KALIR

Amy Lind

zaman siler acıları
kinin biley taşı kırılır

hüzün birikir elbet
ıssız sular şiire karışır

yıllanmış bir ömürdür közden küle dönüşen
ateş söner, kül savrulur

kış bir kardelene yenik düşer
gök, uçan kuşun kanadına

sen ey kalbim, titremez misin
uzak bir hatıra gelip dayanınca kapılarına?

Aslı DURAK

Pazartesi, Temmuz 23, 2012

NE İSTİYORSAN O

Görsel: Tanya Varga

kim satın alır ki ikinci el hüzünlerimi
ben şimdi ne yapayım kendimi
kim çizdi altını şaşkınlığımın
bu yeryüzü denen cehennemde
ama kim
hangi yaşam tarzı sarhoş kederlerimi
sabaha varmaz öksüzlüğümü
hangi merhem iyi gelir yitik aşklarıma

denize bıraktım
ellerimle yaktığım aşkın küllerini
ve yoksaydım ne varsa
bu çağlayan beni de boğar nasılsa 
fahişeleri ve minareleri bol olan bu şehirde çengeliyle, çengisiyle, çingenesiyle

Mustafa SUPHİ

Cumartesi, Temmuz 07, 2012

FOTOĞRAF

Loretta Lux

 Durakta üç kişi
Adam, kadın ve çocuk

Adamın elleri ceplerinde
Kadın çocuğun elini tutmuş

Adam hüzünlü
Hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü

Kadın güzel
Güzel anılar gibi güzel

Çocuk 
Güzel anılar gibi hüzünlü
Hüzünlü şarkılar gibi güzel

Cemal Süreya

Çarşamba, Haziran 27, 2012

İNSANLARI ÇOCUKLARA BÖLEN ÖFKE

Adolph von Menzel

İnsanı çocuklara bölen öfke,
çocuğu eşit kuşlara bölen,
kuşu, küçük yumurtalara;
yoksulun öfkesi
bir zeytin taşır iki üzüme karşı.

Ağacı yapraklara bölen öfke,
yaprağı, eşit olmayan tomurcuklara bölen,
tomurcuğu görünmez gözeneklere;
yoksulun öfkesi
iki ırmak taşır bir çok denize karşı.

İyiyi kuşkulara bölen öfke,
kuşkuyu, benzer kavislere bölen,
kavisi, umulmayan mezarlara;
 yoksulun öfkesi
bir çelik taşır iki hançere karşı.


Canı bedenlere bölen öfke,
bedeni, benzersiz organlara bölen,
organı, sekiz düşünceye;
yoksulun öfkesi
bir yanardağ ateşi taşır iki kratere karşı.

César Vallejo
Çeviren: Ülkü Tamer



Pazar, Haziran 24, 2012

gölG


gülümseyişinden tuttum
yumuşacıktı
çoğalttım, büyüttüm
kentin en işlek caddelerinde
bir bir dağıttım

kent
gülümseyişinle bakıyordu gökyüzüne
gülümseyişine dahildi artık

ışıksız gölge
bir sokak lambası yalnızlığında düşüyordum
göl"G"sizdi
gölG'sizdin
ve bir emir kipinde bağırıyordu ışığına
G'sini ışığında kaybetmiş göl

kentin tüm gölgelerini sürüklemişti peşinde
yaramaz bir yağmur
gölgeler ıslak
ışığın kuru
yağmur ışığında durmuş
yağmura ışığın vurmuştu

ışık söndü
zaman bitti

gölgeler öldü

Reha Yünlüel

Perşembe, Haziran 21, 2012

LAVİNİA

Jennifer Chang
Sana gitme demeyeceğim
Üşüyorsun ceketimi al
Günün en güzel saatleri bunlar
Yanımda kal

Sana gitme demeyeceğim
Gene de sen bilirsin
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim
İncinirsin

Sana gitme demeyeceğim
Ama gitme Lavinia
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme Lavinia

Özdemir ASAF

Cuma, Haziran 15, 2012

ÖKSÜZ PUSULA

 gemisizlik, demiştin
kimseyi üzmez denizin bittiği yerde
bizi kavurur bu kum
çömez bir denizcinin
 çizmelerinden eksilen nem

hayaller ve hararet.

doğrudur
öksüz bir pusulanın
kanı hiçbir yöne akmaz
gün saymak kimin hüneri ey kaptan!
kalbine çizik atanlar onmaz.


Devrim Dirlikyapan


Cumartesi, Mayıs 26, 2012

YAŞAMAK ÖLDÜRMEKTİR


-okuyorsun
-yürekte bir puma 
-görüyorsun 
-gözlerde bir volkan 
-korkuyorsun 
-omuzun üzerinde bir ada 
-yaşıyorsun 
-yaşamak öldürmektir toprağı 
-ölüyorsun 
-ölmek yıpratmaktır uzayı
  Alain BOSQUET
 Çeviri: Aytekin KARAÇOBAN

Salı, Mayıs 22, 2012

NEZAKET KURALI

Gitmediğin hiçbir uzak kalmasın 
Yakınlarda kaybolma ihtimalin yüksek 
Silerek ayak izlerini kendi içimde
 Ayaklarım üzerinde doğrulmam gerek
*
 Doldurarak delik ceplerine kederi 
Yoksanmış umutların yolculuk vakti 
Hatmi karşı kıyıda, kokusuna küs nergis 
Oysa dün yaprakları şeker pembeydi
*
 Bir kenara yazılıp formüle dönüşse de 
İlle de unutulur bir kaç önemli ayrıntı
 İçindeki dipnotlar yalnızlığa teğelli
 Baştan düğüm atılmış karmaşık olma hali
*
 İğreti duran düğme, kopma sendromları 
Kumaşı yanlış kesilmiş giysiden
 Çıkar kendini daha fazla ait olmadan
 Nezaket kuralı bu uygulamak gerekir
*
 Bir sallayan yoksa, inilir salıncaktan
 Gökyüzü mavi yırtık, deniz yamalı bulut
 Bir güzel boğul tekne!.. 
Alabora olmadan



Hülya Deniz ÜNAL


Pazartesi, Mayıs 21, 2012

DONKİŞOTUN AKŞAMI


Dulcinea seni en çok andığım
Bu garip bu bilinmez akşamlardır 
Büyülü kırık dökük hanları 
*
Kral saraylarına dönüştüren 
Anlaşılmaz gizidir akşamların 
 Zor zamanlarımda düşlediğim 
 Sen bütün sezgilerimde varsın 
*
Olsaydın belki yarım kalırdım 
 Bir uzak köyde un eleyen süt sağan 
Bilinmez biri olman 
Kesinlikle kanıtlamaz yokluğunu 
 Sen dünyaya her dokunmamda 
Gün gibi yeniden başlayansın 
*
Olmazlıkta kurar insan sevincini 
Tutku her şeyi yeniler 
 Yüreklilik bir çeşit yalnızlıktır 
*
O aptal yeldeğirmenlerine gelince 
Sen onları benden iyi tanırsın 
Aldı mı yere vurur adamı 
Kaldı ki sen onlardan da kahramansın 
*
Aşılmazlığınla aydınlat yolumu 
Dulcinea doğallığım sevincim anayurdum 
Dünya gün gelip anlayacak 
Sende gerçek büyüklüğe kavuştuğumu




Afşar TİMUÇİN


Cuma, Mayıs 18, 2012

SEN BENİM HİÇBİR ŞEYİMSİN

 
Sen benim hiçbir şeyimsin
Yazdıklarımdan çok daha az
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Lüzumundan fazla beyaz
Sen benim hiçbir şeyimsin
Varlığın yokluğun anlaşılmaz

Galiba eski liman üzerindesin
Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
Dudaklarınla cama çizdiğin
En fazla sonbahar otellerinde
Üniversiteli bir kız uykusu bulmak
Yalnızlığı öldüresiye çirkin
Sabaha karşı öldüresiye korkak
Kulağı çabucak telefon zillerinde

Sen benim hiçbir şeyimsin
Hiçbir sevişmek yaşamışlığım
Henüz boş bir roman sahifesinde
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Ne çok çığlıkların silemediği
Zaten yok bir tren penceresinde

Sen benim hiçbir şeyimsin
Yabancı bir şarkı gibi yarım
Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Uykumun arasında çağırdığım
Çocukluk sesimle ağlayarak

Sen benim hiçbir şeyimsin