- "bebek,neden başkaları arabaları ile bize çarpmaya çalışıyorlar?"
"çünkü mutsuzlar ve mutsuz insanlar acı vermeyi severler,annem."
"mutlu insan yok mu?"
"mutluymuş gibi yapan çok insan var."
"neden?"
"çünkü utanıyorlar,korkuyorlar,itiraf edecek cesaretleri yok."
- "İnsanlık beni hep iğrendirmiştir.Onları özellikle iğrenç kkılan
akraba ilişkileri hatalığıydı,ki buna evlilik,güç değiş tokuşu ve
yardımlaşma,mahalleniz,bölgeniz,şehriniz,ülkeniz,devletiniz,milletiniz
de dahil.Hayvanca -korku aptallığı ile vızıldayıp durdukları kurtuluş
kovanında herkes birbirinin kıçına yapışmıştı."
- "Bay Evans,sizi izliyoruz ve aklınızın bir parçasını yitirdiğinizi sanıyoruz."
Resepsiyon memuru doğrulup gözlerini Frank'in yüzüne dikti.
"Sinemaya gitmeyi düşünüyorum," dedi Frank,"önerebileceğin bir film var mı?"
"Konudan sapmayalım,Bay Frank."
"Pekala,aklımı yitiriyorum.Başka?"
- "ruhundan arta fazla bir şey kalmamışsa ve bunun farkındaysan biraz ruhun vardır yine de."
- "dibe vurduğunu sanıp bir dip daha olduğunu keşfedebiliyordu insan."
- "ziyaretime gelen insanlar biraz tuhaftır,ama hemen hemen herkes
tuhaftır biraz;dünya her zamankinden daha çok sallanıp titreşiyor ve
sonuçları aşikar."
- "ne ilgisi var,diye geçirdim içimden.ne önemi var?herkes anlamsız
hamleler peşindeydi,oysa bir hamle yaptığında matematik hesabı da yapmak
zorundaydın."
- "-kimse ruhunun tamamını yitirmez-yüzde doksanını rüzgara işer sadece.
- "İnsan,ruhunu anlamayı ısrarla reddeden bir ortamın kurbanıdır."
- "yüzde yüz insan yoktur aslında.hepimizin,başkalarının farkında olup
bizim farkında olmadığımız deli ve çirkin bir yanı vardır.yoksa bu
çiftliğe nasıl katlanabilirdik?"
- "Beni hayvanat bahçene mi katmak istiyorsun?"
"Evet."
"Ben insanım ama."
"Evet ama bozulmamışsın.Onlardan farklısın.İçinde hâlâ yüzen bir şeyler var.Onlar kaybolmuş,sertleşmiş.Sen de kaybolmuşsun ama sertleşmemişsin.Bulunmaya ihtiyacın var."
- "Dünya yorgun,sonu yakın.İnsanlar taşlaşmışlar.Kendilerinden usanmışlar.Ölüm dualarının kabul edilmesini bekliyorlar."
- "yatağıma döndüm.ölüyordum sadece.kimsenin umurunda değildi.benim bile umurumda değildi."
- "düşünün bir.herkes ölür."
- "Size şu kadarını söyleyeyim,dehşetin dehşet olduğuna inandığınız anda daha AZ dehşete düşersiniz."
- "Kurmalı oyuncaklardan farksızdık...birkaç kez kuruluyorduk,sonra da güle güle...ortalıkta dolanıp varsayımlarda bulunuyor,planlar yapıyor,valiler seçiyor,bahçemizdeki çimleri biçiyorduk...Delilik tabii,ne delilik DEĞİLDİR ki?"
Parantez Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Parantez Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazar, Şubat 19, 2012
Sıradan Delilik Öyküleri-Bukowski
Etiketler:
ABD,
Charles Bukowski,
Öykü,
Parantez Yayınları,
Yeraltı Edebiyatı
Perşembe, Şubat 16, 2012
Toza Sor ~ John Fante
![]() | |
| Çeviri: Avi Pardo Yayın Evi : Parantez Orjinal Adı: Ask the Dust Kapak Düzeni: Nurcan Zamur Sayfa Sayısı : 155 |
- Yüzünü yıka,saçını tara,aynada beyaz saç taraması yaparken güzel kokmanı sağlayacak bir koku sür; kaygılısın Arturo,çok kaygılısın ve kaygı beyaz saç demektir. (sf.17)
- Korkutmuşlardı beni,utangaçtılar,beni reddetmişlerdi;prensesim beni reddetmeyecek ama,anlayacak,çünkü o da aşağılanmıştır. (sf.17)
- Ölüler hayata döner mi? Kitaplar hayır diyor,gece evet diye haykırıyor. (sf.17)
- Tanrım,artık bir ateist olduğum için beni bağışla,ama Nietzsche'yi okudun mu? Ne kitap! (sf.20)
- Dünyada beni seven bir şey olsaydı,tek bir şey,bir böcek,bir fare hatta,ama o da mazide kalmıştı,ona sunabileceğim en iyi şeyin portakal kabuğu olduğunu anlayınca Pedro bile terk etmişti beni. (sf.26)
- Bir süre kent merkezinde aylak aylak dolaştıktan sonra öğleye doğru kendime acımaya başladım,önünü alamadığım bir hüzün kapladı içimi.Odama döndüğümde kendimi yatağıma bırakıp hıçkıra hıçkıra ağladım.(sf.38)
- O denli yaraladılar ki beni,kitaplara sığındım,içime kapandım,kasabamdan kaçtım ve bazen Camilla,onları gördüğümde aynı acıyı hissediyorum,o eski yara kanıyor ve burada olmalarından mutluluk duyuyorum,köklerinden kopmuş olmalarından,gaddarlıklarının kurbanı olmalarından,güneşin altında ölüyor olmalarından. (sf.44)
- "Ne önemi var? Sen bir hiçsin,bense bir zamanlar biri olmuş olabilirim ve hepimize giden yol sevgidir." (sf.78)
- Kaldırımda hırslı bir şekilde yürüyordum,bana son derece garip görünen insanların yanından geçerek,hayaletlerin;dünya bir hayal gibi,şeffaf bir düzlemdi ve üstündeki herkes çok kısa bir süre için oradaydılar,hepimiz,Bandini,Hackmuth,Camilla,Vera,hepimiz kısa bir süre için vardık,sonra başka bir yere gidecektik;hayatta olmaya çok yaklaşıyor ama olamıyorduk. (sf.91)
- Ruhunu yitirmiş biri dünyaya sahip olsa ne fayda? (sf.100)
- Katil ya da barmen ya da yazar,ne olduğunun önemi yoktu;kaderi hepimizin ortak kaderi,onun sonu benim sonumdu;ve bu gece,pencereleri kararmış bu kentte onun ve benim gibi milyonlarca insan vardı;ölmekte olan çimen yaprakları kadar ayırt edilemez milyonlarca insan. (sf.114)
- Gece vardı allahtan,karanlık vardı,yoksa bir günün bitip yeni bir günün başladığını fark edemezdim. (sf.125)
- Onun eviydi burası,onun viranesi,parçalanmış düşü. (sf.135)
Etiketler:
ABD,
John Fante,
Parantez Yayınları,
Roman
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

