Sabahattin Ali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sabahattin Ali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Şubat 19, 2012

Kürk Mantolu Madonna ~ Sabahattin Ali

Kitabın Adı: Kürk Mantolu Madonna
Yazarı: Sabahattin Ali
Kapak Tasarımı: Nahide Dikel
Yayın Evi: YKY
Sayfa Sayısı: 160

  • Dibinde bir ejderhanın yaşadığı bilinen bir kuyuya inecek bir kahraman bulmak,muhakkak ki,dibinde ne olduğu hiç bilinmeyen bir kuyuya inmek cesaretini gösterecek bir insan bulmaktan daha kolaydır. (sf.11)
  • İnsanlara ne kadar çok muhtaç olursam onlardan kaçmak ihtiyacım da o kadar artıyordu. (sf.12)
  • Her şey, her şeyi olduğu gibi kabul etmekteydi. (sf.13)
  • Nedense,hayatta bir müddet beraber yürüdüğümüz insanların başına bir felaket geldiğini,herhangi bir sıkıntıya düştüklerini görünce bu belaları kendi başımızdan savmış gibi ferahlık duyar ve o zavallılara, sanki bize de gelebilecek belaları kendi üstlerine çektikleri için,alaka ve merhamet göstermek isteriz. (sf.15)
  • İnsanları,kendi cinslerinden biri üzerinde kudret ve salahiyetlerini denemek kadar tatlı sarhoş eden ne vardır? (sf.20)
  • Bütün teessürlerimiz,inkisarlarımız,hiddetlerimiz,karşımıza çıkan hadiselerin anlaşılmadık,beklenmedik taraflarınadır. (sf.23)
  • İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense,körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar. (sf.32)
  • Gerçi etrafları tarafından anlaşılmayan,haklarında daima yanlış hükümler verilen insanların zamanla bu yalnızlıklarından bir gurur ve acı bir zevk duymaya başladıklarını biliyordum,fakat hiçbir zaman etrafın bu hareketini haklı bulacaklarını tasavvur edemiyordum. (sf.33)
  • İnsan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor. (sf.46)
  • Zaten muhitimden uzak duruşumun,vahşiliğimin bir sebebi de kitaplarda tanıştığım ve benimsediğim insanları muhitimde bulamayışım değil miydi? (sf.51)
  • Dünyada bana hiçbir şey,tabiattan melül bir insanın zorla gülmeye çalışması kadar acı gelmemiştir. (sf.71)
  • Zaten küçüklüğümden beri saadeti israf etmekten korkar,bir kısmını ilerisi için saklamak isterdim... (sf.73)
  • "Elleriniz ne kadar soğuktu!" dedim.
    Tereddütsüz cevap verdi:
    "Isıtın!" Ve her ikisini birden uzattı. (sf.76)
  • Muhakkak ki bütün insanların birer ruhu vardı,ama birçoğu bunun farkında değildi ve gene farkında olmadan geldikleri yere gideceklerdi. (sf.87)
  • Bütün yakınlaşmalar,bütün birleşmeler yalancıdır.İnsanlar ancak muayyen bir hadde kadar birbirlerine sokulabilirler,üst tarafını uydururlar;ve günün birinde hatalarını anlayınca,yeislerinden her şeyi bırakıp kaçarlar.(sf.93)
  • Hoş tutulan bir oyuncak olmak,onlara insan olmaktan daha kolay ve cazip geliyordu. (sf.97)
  • İçinde hakikaten sevmek kabiliyeti olan bir insan hiçbir zaman bu sevgiyi bir kişiye inhisar ettiremez ve kimseden de böyle yapmasını bekleyemez.Ne kadar çok insanı seversek,asıl sevdiğimiz bir tek kişiyi de o kadar çok ve kuvvetli severiz.Aşk dağıldıkça azalan bir şey değildir. (sf.107)
  • Eğleniyorlardı.Yaşıyorlardı.Ve ben,kafamın içine ve yalnız kendi ruhuma kapanmakla onların üstünde değil,altında bulunduğumu anlıyordum. (sf.124)
  • Bu akşam anladım ki,bir insan diğer bir insana bazen hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş.(sf.128)
  • Bizim mantığımızla hayatın mantığı asla birbirine uymuyordu. (sf.138)
  • İnsanlar birbirinin maddi yardımlarına ve paralarına değil,sevgilerine ve alakalarına muhtaçtılar.Bu olmadıktan sonra,aile sahibi olmanın hakiki ismi,"birtakım yabancılar beslemek"ti. (sf.149)
  • Hayat ancak bir kere oynanan bir kumardır,ben onu kaybettim.İkinci defa oynayamam... (sf.159)

Çarşamba, Şubat 15, 2012

Kuyucaklı Yusuf - Sabahattin Ali

Sayfa Sayısı:221
Yayın Evi: YKY
"Hiç geçmeyen,hiç unutulmayan şeyler de var, beyefendi! Ölünceye kadar insanın sırtından atamayacağı şeyler de var..."
*
"Şu anda bu koskoca dünya üzerinde kendisini düşünen bir tek kişi bile mevcut olmadığına o kadar emniyeti vardı ki,acı bir kabadayılıkla kendisi de hiç kimseyi düşünülmeye layık bulmuyor;fakat bundan,sebebini anlayamadığı bir üzüntü duyuyordu."
*
"Hayatta hiçbir şey ona kıymetli görünmemiş,peşinden koşmak,erişmek,sahip olmak arzusunu vermemişti.Etrafına daima bir yabancı gözüyle bakmış,hiçbir yere bağlanmak arzusu duymamış,bu yalnızlığının gururu içinde memnun olmaya çalışmıştı.Şimdi ilk defa bir şey istiyor,hem de korkunç bir şiddetle istiyordu.Fakat niçin bu istek imkansızlıkla beraber gelmişti? 
*
"Saadet,hayatı olduğu gibi kabul etmektir..."
*
Önüne bir lokma ekmek tutuluyor ve bunun geri alınması tehdidiyle en olmayacak şeyler yapılıyordu.İstihfaf ettiği,kendisinden zayıf bulduğu mahlukların mahkumu olmak çok harap edici bir şeydi.