TÜBİTAK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TÜBİTAK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Ekim 08, 2013

Sulak Bir Gezegenden Öyküler ~ Sargun Ali Tont

Kütüphanede gezerken buldum Sulak Bir Gezegenden Öyküler'i. Elimde okunmayı bekleyen onca kitap olmasına rağmen orada öylece bırakmaya gönlüm el vermedi. Böylece kitabı alıverdim. Bir de TÜBİTAK'a bir haller oldu ya. Bir daha bulamazsam diye de düşündüm, basımı devam ediyor mu bilmiyorum.

Kitabın çevreyle ilgili olduğunu görünce karıştırmaya başladım hemen. Şöyle bir ana başlıklara bakınca, "Okunur bu!" dedim ve kimin yazdığına da dikkat etmedim.

Kitabı yazan Sargun Ali Tont yurdum akademisyenlerindenmiş. Deniz ekolojisi çalışmış, bir süre de ülke dışında bulunmuş. Şimdi ODTÜ'de ekoloji derslerine giriyormuş galiba.

Sulak bir gezegen diye bahsedilen gezegen Dünya'mız. Kitapta yeryüzünden ve çevre sorunlarından söz ediliyor diyebilirim kabaca. Önce çevre ve ekoloji arasındaki ilişkiden bahsediyor, ekolojinin minik bit tanımını yapıyor. Sonra çeşitli kültürlerde doğaya bakışın nasıl olduğu bahsi geçiyor. Çevre ve Etik diye bir başlık var, burada  Ekosentrik Etik, Bireyci Etik ve Yeni Bir Etiğe Gerek Duymayanlar başlıklı yazılar var. Ekosentrik etik derken bahsettiğimiz doğal dengeyi baz alan bir çevre anlayışı. Yani popülasyonlar dengedeyse, ne bileyim herhangi bir tür bir başka türün varlığını tehlikeye düşürecek kadar çok çoğalmamışsa sorun yok demektir. Çoğalmışsa bunu dengeleme adına çalışılması gerekiyor sanırım. Bireyci etik ise olaya biraz daha duygusal yaklaşıyor. Yok aslında duygusal demeyelim de, empati kurarak bakıyor diyelim. Bu insanlar sinir sistemi olan, acı çeken canlıların öldürülmesinin yanlış olduğunu savunuyor. Eh, sonuncular da bırakalım olduğu gibi kalsın diyor haliyle.

(Bir de kendime Thoreau- Sivil İtaatsizlik ve Tom Regan isimlerini not düşüyorum sonradan araştırmak için.)

Kitap iki kısımdan oluşuyor ilki Çevre ve Ekoloji. İkincisi ise Doğa Tarihi Öyküleri, içinde yazarın kendi tecrübelerinin de yer aldığı çeşitli yazılar var. Bazı duygusal ve bilindik doğa tarihçilerinin kısaca bahsi geçmiş bu bölümde, bir çok yazı var çeşitli konularda, denizler, sera etkisi, kirlilik örnek verilebilir.

Kitabı bulabilirsem alırım, kişisel kitaplığımda olsun isterim. Bir de merak ediyorum adamı. ODTÜ'de falan okuyan, tanıyan varsa, nasıl bilirlermiş bir yorum bırakıversinler bi' zahmet. *.*

Cuma, Haziran 28, 2013

İkili Sarmal ~ James D. Watson

Çeviren: Alev Serin
Özgün Adı: The Double Helix
Yayın Yılı: 12.Basım / Şubat 1999
Yayınevi: TÜBİTAK

ARKA KAPAK:

Bilim, dışarıdan insanların sandığı şekilde doğrudan, mantıklı bir biçimde ilerlemez.
Tam tersine, bilimin ileriye (bazen de geriye) doğru olan adımları
çoğunlukla kişiliklerin büyük rol oynadığı
son derece insani olaylardı.

Gazeteler ve bilim adamlarının anneleri tarafından desteklenen yaygın görüşün tersine, pek çok bilim adamının yalnızca bağnaz ve anlayışsız olmakla kalmayıp, doğrudan doğruya aptal olduğunu kavramaksızın başarılı bir bilim adamı olunamazdı.
(sf.8)

Cumartesi, Nisan 13, 2013

Charles Darwin - Evrim Devrimi ~ Rebecca Stefoff

Çeviren: İnci Kalınyazgan
Özgün Adı: Charles Darwin - And the Evolution Revolution
Yayın Yılı: 5.Basım / Şubat 2008
Yayınevi: TÜBİTAK
Sayfa Sayısı: 137

ARKA KAPAK:

Charles Darwin beş yıl süren bir gemi yolculuğu ve çalışma odasında geçirdiği yıllardan sonra 1858'de yayımladığı Türlerin Kökeni adlı kitabıyla, bilim tarihinin eserleri üzerinde belki en çok tartışılan kişisi haline gelmiştir.

Yaşamöyküsü Dizisi, dünyayı kavrayışımızı biçimlendiren bilim adamlarının kişisel öykülerinin tarihsel arka planlarıyla birlikte anlatan kitaplardan oluşuyor.
Bilim adamlarının çalışmalarını ve bu çalışmaları kuşatan temel bilgileri de özetleyen yaşamöyküsü kitapları aynı zamanda sağlam birer başvuru kaynağı.

***
Evrim Devrimi'ni kütüphanede aylak aylak dolanırken tesadüfen buldum ve evde oluşturduğum kitap yığıntısına aldırış etmeden aldım. Bir de bu ay içinde okumam gereken "Çin'de Bir Çinli'nin Başına Gelenler"e başlamam gerekiyordu. Böyle olunca ikisini birlikte götüreyim dedim ve Evrim Devrimi daha önce bitti.

Evrim Devrimi öncelikle tipini çok sevdiğim bir kitap :) Biraz boyutuna, tasarımına dikkat ediyorum galiba kitapların. Normal ölçülerden biraz sapmış kitapları da daha bir seviyorum. Bu da sanki diğer kitaplara nazaran daha uzun ve daha geniş gibi geldi bana. Bir de ince uzun olanları seviyorum *.*

Kolaylıkla okunan bir kitaptı. Pek fazla biyoloji bilgisine sahip olmayı gerektirmiyor, gerektirse ben okuyamazdım ^^ Evrim fikrini ortaya atan adamın yaşamı hakkında fikir edinmenizi sağlıyor. Ben artık detaylı ve detaylı evet ve yokmuş, daha detaylı ve -ve varmış- daha doyurucu kitaplar okumayı tercih ediyorum galiba. O yüzden pek tatmin olmadım. Ama Darwin'in kitaplarını okumaya başlamadan yaşamına şöyle bir göz atmak faydalı olur diye düşünüyorum.

Kitabı edinin demek isterdim ama zannediyorum bu da TÜBİTAK'ın yayınlamayı ve yayın haklarını devretmeyi reddettiği kitaplardan. Bir yerlerde bulursanız okuyabilirsiniz ama. Okuyun.

Perşembe, Ocak 10, 2013

GEN BENCİLDİR ~ Richard Dawkins

Çeviren: Asuman Ü. Müftüoğlu
Özgün Adı: The Selfish Gene
Yayın Yılı: 8.Basım / Mart 2004
Yayın Evi: TÜBİTAK
Sayfa Sayısı: 329

ARKA KAPAK:

R. Dawkins Gen Bencildir adlı yapıtında, özverili ve bencil davranış kuramları, çıkarcılığın genetik tanımı, saldırgan davranışların evrimi, kanbağı kuramı, eşey farklarının doğal seçilimi gibi konulara değinirken, biyolojinin zengin ve büyüleyici dünyasını tanımanıza da yardımcı oluyor.

R. Dawkins'in okuru tartışmaya çağıran popüler üslubu ve geniş bilgi birikimi Gen Bencildir'i zevkle okunan bir kitap haline getiriyor.
  • Bir türü, diğer bir türden üstün kılacak hiçbir nesnel dayanak yoktur. (sf.1)
  • Böylece, bilinçli bir biçimde uzağı görebilme yeteneğine sahip insanda bile, uzun dönemli çıkarlar üzerine temellendirilmiş anlaşmalar, içerden ihanete uğrama nedeniyle sürekli olarak çökme sınırında dengede durmaya uğraşırlar. (sf.125)
  • Biz insanlar kurallara alışkınız ve o kurallar öylesine güçlü ki, eğer küçük bir beynimiz varsa, bizim için veya başkaları için hiçbir biçimde yararlı olmayacağını açıkça görsek bile kurallara uyarız. (sf.168)
  • Koruyucu devlet, belki de, bugüne kadar tüm hayvanlar âleminde görülmüş en özverili sistem. Ancak, her özverili sistem doğası gereği kararsızdır, çünkü sistemi kendi çıkarlarına kullanmaya hazır bencil bireylere karşı açıktır. (sf.197)

Perşembe, Aralık 13, 2012

BİLİMSEL GAFLAR ~ Billy Aronson

Doğruya Giden Eğri Yolda Serüvenler

Yazan: Billy Aronson
Çeviren: Nermin Arık
Özgün Adı: Scientific Goofs-
Adventuras Along the Crooked
Trail to Truth
Yayın Yılı: 21. Basım / Kasım 2010
Yayın Evi: TÜBİTAK
Sayfa Sayısı: 93


ARKA KAPAK:


Gömleklerin fare doğurduğu,
elektriğin kurbağalardan elde edildiği
bir dünya düşünün.
Ya da Marslıların gezegenlerini 

su kanallarıyla donattığını...
Belki size saçma ve inanılmaz 
geliyor.
"Olamaz!" diyorsunuz.
Ama bunlara inanıldığı dönemler de 
olmuştu; üstelik oldukça parlak,
çalışkan bilimciler tarafından.

Gaflar ve hatalar insanlara özgüdür;
bilimciler de bundan payını
alacaklardı elbet.
Ancak bu kitapta yer verilen
bilimsel gaflar özel bir türden.
Bunlar odanızı aydınlatmanızı,
pasta kreması yapmanızı,
dünyanın bir ucundan diğerine uçmanızı
olanaklı kılan atılımlara
başlangıç oluşturdular.
 Ve evren içindeki yerinizi
anlamanıza...
  • İnsanın, Dünya'nın her şeyin merkezi olduğunu düşünmesinin bir başka nedeni de kendini beğenmişliğidir. Yaşadığımız yerin yaşanılabilecek en önemli yer, bütün hareket ve heyecanın da merkezi olduğuna kendimizi inandırmak kolaydır. (sf.7)
  • İnsanlar, bir bilim laboratuvarından çok sirke yaraşır buldukları bu cesur insanlarla alay etmeye bayılıyordu. (sf.54)

Pazar, Mayıs 27, 2012

GÖL İNSANLARI / Evrim Sürecinden Bir Kesit ~ Richard Leakey & Roger Lewin


Çeviren: Füsun Baytok
Orjinal Adı: People of the Lake
Man; his Origins, Nature & Future
Kapak Tasarımı: Aytaç Kaya
Yayın Evi: TÜBİTAK
Yayın Yılı: 5. Basım / 5 Ekim 1999
Sayfa Sayısı: 232



ARKA KAPAK

Göl İnsanları'nda insanın fiziksel, sosyal ve düşünsel evriminin bir kesiti anlatılmakta.
2,5 milyon yıl önce  yaşayan atalarımızın yaygın kanının tersine barışçıl varlıklar olduklarını öne süren elinizdeki kitap, insanlığın geçmişini, bu gününü ve geleceğini merak eden herkesin ilgisini çekecektir.

  • İnsanın evrim konusundaki asıl sırrı, her zaman donanımını basit ve uyarlanabilir tutmak, biyolojik olarak çıkmaz sokağa sıkışmakla sonuçlanacak bir uzmanlaşmaya girmemek olmuştur. (sf.12)
  • Toplum yaşamı, dediğimiz gibi, doğanın eğitim biçmidir. (sf.23)
  • İnsan soyunun 20-30 milyon yıl sonra Afrika'nın içinde oluşacak yeni denizde yüzecek ve balık avlayacak kadar uzun süre yeryüzünde var olacağını kaç kişi savunabilir? (sf.29)
  • Geleceğimizden emin olabilmemiz için geçmişimizi bilmemiz gerekir. (sf.30)
  • Kemikler nadiren toprak altında kalıp fosilleşebiliyorsa da davranışların böyle bir şansı yoktur. (sf.35)
  • Yetişkin bir G/wi (ilkel bir kabile) haftada ortalama 33 saatten biraz daha az çalışmak zorundadır. Ama bu yine de, Batılı gelişmiş ülkelerin ileri teknolojik düzeydeki ekonomilerinin çarklarını döndüren insanların ortalama haftalık çalışma süresinden daha kısadır. (sf.84)
  • Belki de bizler insan tabiatının bir özelliği olarak, zor elde edilen şeylere daha çok değer verirken, yaşamlarımızın bağlı olduğu güvenilir kaynakları fazla önemsemeyiz. (sf.87)
  • Temelde, insan, maymun, fare ya da kertenkele de olsak, kafatasımızın içinde taşıdığımız beyin, "gerçek dünya" hakkındaki kendi yorumumuzu oluşturmak içindir. (sf.139)
  • Bilinç, sonsuz tartışmalara yol açabilecek felsefi bir durumdur. (sf.143)
  • "Eğer insan denilen hayvana özgü ayırt edici bir özellik varsa, o da, dilin kökeni hakkında spekülasyon yapma yeteneğidir. Şempanzelere, böylesine boş ve benzilce işlere girişeceklerini düşünmeyecek kadar saygım var." -Ralph Holloway (sf.162)
  • Eğer insanlar düzene uymakta bu kadar hevesli olmasalardı savaşlar bu kadar kolay örgütlenemezdi. (sf.169)
  • "İnsanın silahı yarattığına ilişkin eskimiş varsayım gerçeklikten çok uzaktır. Doğrusu, silahın insanı yaratmış olmasıdır." (sf.216)
  • Bugün savaşın geçeceği yeni ortamda, sadece tek bir dünya savaşı yapılabilir. Bu nükleer soykırım, Homo sapiens türünün sonunu getirebilir. Bu belki de kaçınılmazdır. Belki de Ramapithecus milyonlarca yıl önce dik yürüdüğünde, evrimin bir çıkmaz sokağında son bulacak bir yolculuğa başlamıştı. Birçok türün kaderi bu olmuştur. Ancak bizim durumumuzda, yok olmanın sorumluluğu bütünüyle kendimize ait olacaktır. Bu sonu getirecek olan, kendi mahvımıza yol açacak araçları yaratacak kadar akıllı olmak, ama bunların kullanılmasını önleyecek kadar sağduyu sahibi olamamaktır. (sf.231)