Cumartesi, Aralık 29, 2012

Megamind


Yapım: 2010
Tür: Animasyon, Aksiyon, Komedi
Süre: 95 dakika
Yönetmen: Tom McGrath
Imdb Puanı: 7.3
Seslendirenler: Will Ferrell (Megamind)
Brad Pitt (Metro Man), Tina Fey (Roxanne Ritchie)
David Cross (Minion)
!!!SPOILER!!!

Biz film canavarı olduk! Geç kalktığımız için avm turlama planlarımızı yarına erteledik. Böylece bu gün de film izledik. Yine uzun bir süre "Ne izlesek?!" tartışması yaşadık. Sonunda animasyon izlemenin ikimize de iyi geleceğine karar verdik ve ben Mary and Max'i izlememekte diretince Megamind'ı izledik.

Megamind
Film yüksekçe bir yerlerden düşen mavi koca kafalı bir adamın anlık iç hesaplaşmasıyla (?) başladı. "Sonun böyle olacağı baştan belliydi..."  Ve kahramanımız yaşamını anlatmaya başladı. Onunki biraz hazin bir öyküydü. Daha mini mini bir bebişken, dağılan bir gezegenden uzay boşluğuna fırlatılmış ve bir şekilde yolu dünyadaki bir hapishaneye düşmüştü.
Metro Man
Onunla aynı kaderi paylaşan bir başka bebek daha vardı! O da gezegeninden fırlatılmış fakat bir hapishaneye değil, varlıklı bir ailenin yanına düşmüştü. Bu iki bebek de özel güçlere sahipti. Ve birisi ileride şehre korku salarak Megamind olarak, diğeri de onun karşısına dikilen cesur kurtarıcı Metro Man olarak anılacaktı. 

Metro Man, çok güçlüydü ve uçabiliyordu. Aynı zamanda parlak ve karizmatik bir duruşu vardı. Megamind ise mavi koca bir kafaya ve onun içinde işlek bir zekaya sahipti. 

Biliyoruz ki yetiştirilme tarzı kişinin karakterinin şekillenmesinde büyük rol oynar. Megamind, kendisini bir hapishanede buluvermiş  ve azılı suçlular tarafından yetiştirilmişti. Metro Man ise belki de daha iyi bir ortamda büyüme fırsatı bulduğundan Megamind'dan oldukça farklıydı.

Bu iki çocuk ilk kez okulda karşılaştılar. Megamind okula başladığında Metro Man oradaki öğretmen ve öğrenciler tarafından sevilen, popüler bir çocuktu. Megamind ne yaparsa yapsın kabul göremedi ve bir karar aldı. Eğer yeterince iyi olamıyorsa o da dünyadaki en kötü kötü olacaktı. Böylece Metro Man ile Megamind'ın mücadelesi başladı.

Uzun süre birbirleri ile savaştıktan sonra Megamind, Metro Man'i alt etmenin bir yolunu buldu. Belki de Metro Man farklı bir hayata başlamanın zamanı geldi diye düşündü demek daha doğru olur. Böylece şehir, Megamind'ın insafına kaldı.

Galibiyet ve şehirde dilediği gibi hüküm sürmek Megamind'ı mutlu ettiyse de bir süre sonra bu amaçsız yaşam onu sıktı. Böylece Megamind, bu mutsuzluktan kurtulmak adına kendisine karşı çıkacak bir kahraman yaratmaya karar verdi.

Tüm bunlar olurken Megamind'ın duygusal yaşamında bazı dalgalanmalar olmaktaydı. Hayatı boyunca sevilmemiş, kabul görmemiş olan Megamind ilk kez aşık oluyordu. Ne var ki Megamind'ın yarattığı kahraman da (Hal) de aynı kıza karşı bir şeyler hissediyordu. Böylece ikisi arasında öngörülmedik bir savaş patlak verdi. Ama ters giden bir şeyler vardı!

Hal veya diğer ismiyle Titan kendini kaybetmiş, şehre zarar vermeye ve güçlerini kişisel çıkarları için kullanmaya başlamıştı. İşte o zaman, halk yeni bir kahramana ihtiyaç duydu. Ve o zaman onun karşısına dikilen kişi, aslında iyi olan kötü adamımız Megamind oldu.

Megamind ile Titan arasında amansız bir savaş meydana geldi ve tahmin edeceğiniz gibi, iyi olan bir kez daha kazandı. Yani bu durumda kötü olan. Ya da kendini kötü göstermeye çalışan iyi adam.


Böylece Megamind hem şehri, hem de sevdiği kızı kurtarmış, iyi bir adam olarak insanların sevgisini kazandı.
Bunlar da alıntıladıklarım:
  • En içten inançlar bile zamanla pas tutabilir.
  • Komik olabilir ancak, bence kader bize verilen belli bir yol değil, kendi başımıza seçtiğimiz yoldur.

2 yorum: