Perşembe, Şubat 14, 2013

Lie to Me


Yönetmen: Soo-ong Kim / Hyuk-chan Kwon
Yapım Yılı: 2011
Süre: 60 dakika
Dil : Korece
Senaryo: Kim Ye Ri
Bölüm Sayısı: 16
Oyuncular: Yoon Eun Hye - Gong Ah Jung
Kang Ji Hwan - Hyun Ki Joon
Sung Joon - Hyun Sang Hee
Jo Yoon Hee - Oh Joon Yoo

Geçenlerde kendime dedim ki "Madem sevgililer günü geliyor, bu inanılmaz gerzek gün için havaya gireyim, aşk animesi izleyeyim!"  Ama sonra anime bulamadım. Tam benim anime aradığım sırada Kore dizisi canavarı bir arkadaşımla, Melek ile konuşuyorduk. Böyle olunca Kore dizisine döndü olay. Ama bu gün için havaya giremedim. Zamanlamam kötü oldu. Dün değil önceki gün bitirdim diziyi, havası kaçtı.

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, tüm şapşallığı, birbirinden güzel gömlekleri ile Gong Ah Jung'ı seviyoruz. Sevmeliyiz, sevelim. Karma karışık saçları ve sarsak tavırları onu bağrıma basmama neden oldu, biraz kendime benzettim. Ondan sanırım yakın hissettim.

Gong Ah Jung dizideki esas kızımız. Aslında bir memur, garip bir bakanlığa bağlı olarak çalışıyor.  Hemen solda gördüğünüz iki karede, istifa dilekçesini yazmaya çalışıyor peçeteye. Kendisinin sebep olmadığı bir karmaşa yüzünden üstleri onu suçlamışlar. Savunma yazmayı gururuna yediremiyor çünkü ortada savunma yazacak bir durum olduğunu düşünmüyor. O yüzden istifasını yazmakta.

Bar gibi bir yerde o esnada. İnsanlara "Sessiz olun, konsantre olamıyorum" diye pöykürürken Hyun Sang Hee fark ediyor onu. Hyun Sang Hee de esas oğlanın erkek kardeşi. Ama saftirik kızımız soyadı benzerliğinden bile fark edemiyor durumu, tesadüf sanıyor.

Neyse. Hyun'un kıza yanaşırken bir artniyeti yok. Kızı görmüş beğenmiş sadece. Ama hemen anlayamıyor Gong Ah Jung'a aşkını çünkü kalbi başka birinde gibi. Olay biraz karışık. Şimdi size olayı anlatmak için, başka bir karakterle tanıştıracağım.
 Oh Yoon Joo. Esas oğlanın eski nişanlısı. Bunlar, esas oğlan, Yoon Joo ve esas oğlanın kardeşi birlikte büyümüşler. Aileleri falan tanışıyor yani. Gerekirse birbirini koruyup kollayan aileler iş anlamında. Çünkü esas oğlan zengin. Otelleri motelleri var, ülkeyi zaptetmişler, her taşın altından bunların bişeysi çıkıyor. Neyse işte, dediğim gibi birlikte büyümüşler. Oh Yoon Joo esas oğlanı seviyor, esas oğlan da Oh Yoon'u. Aileler de dünden razı olunca bunları evlendirmeye karar veriyorlar. Nişan yapılmış, her şey tamam. Aşk böcükleri mutlu bir yuva kuracaklar ve boy boy çocuklar yapacaklar. Ama gözden kaçan bir şey var ve o da bir gün Hyun eve içkili gelip abisine böğürürken ortaya çıkıyor! Meğer çocuk küçüklükten beri seviyormuş Oh Yoon'u. "Nasıl olabilir abi?" diyor. "Ben onu bu kadar severken nasıl yengem olabilir? Eğer ben olmayacaksam, sen de olmayacaksın."  Tam bir mızıkçı, tam bir bencil.

Anneleri ölmüş bunların. O yüzden halaları büyütmüş. Esas oğlan da kendine bir söz vermiş, kardeşini her zaman koruyup kollayacak. Çok küçük yaşlardan beri Hyun'un sorumluluğunu üstleniyor. (Ben kısa olsun diye Hyun dedim buna ama karışacak ikisi -.- Neyse) Büyüyünce de şirketin sorumluluğunu üstlenmiş, kardeşi daha rahat bir hayat yaşasın diye.  Tabii bu sefer de "Sen ne halt edersen et, ben evleniyorum sevdiğim gadınlan!" demiyor. Kardeşimin mutsuzluğu üzerine bir hayat inşa edemem diyerek kız arkadaşından ayrılıyor. Kız Paris'e gidiyor. Hyun evi terk ediyor. 3 sene sonra geri dönüyor ve Ah Jung'ı o zaman görüyor, o barda.

Esas oğlanın, yani Ki Joon'un muhbirleri var. Kardeşinin ülkeye döndüğünü hemen yetiştiriyorlar. O da ok gibi fırlayıp kardeşinin görüldüğü bara gidiyor. Bir hengame bir gürültü patırtı derken kardeşini kaçırıyor ama Ah Jung ile karşılaşıyor. Ah Jung'ı arı sokmuş, alkolle arı zehri birleşince bir minik zehirlenme yaşıyor kendi içinde, bayılıp kalıyor. Ki Joon hastahaneye götürüyor onu, başında bekliyor falan. Ah Jung uyanınca kim olduğunu soruyor, çantasını unuttuğunu söylüyor, ona borçlu kalmak istemediğini de. Ama Ki Joon samimiyetine inanmıyor, kendisini ayartmaya çalıştığını düşünüyor ve basıp gidiyor.

Ah Jung moral olarak yerlerde. Bir de televizyonlarda rezil oldu biraz, o yüzden saçını değiştirmeye karar veriyor. Kuaförde öğrencilik yıllarından kalma bir arkadaşıyla karşılaşıyor. Arkadaşı evlenmiş. Bunun da bir hikâyesi var elbet.

Ah Jung memurluk sınavlarına, aşık olduğu çocuğa açılabilmek için hazırlanıyor. Memurluk sınavını geçince gidip aşkını itiraf edecek. Ama en yakın arkadaşım dediği kişi çocukla bir ilişkiye başlamış ve bu gerçeği Ah Jung'dan saklamış. Memurluk sınavını kazandığını öğrendiği gün bu ikisinin ilişkisini de öğreniyor. Arkadaşı işte bu adamla evlenmiş! Bir de üstüne Ah Jung'a hava atıyor, onun evde kaldığını ima ediyor. Ah Jung da telefonunu alıyor ve sanki kocasıyla konuşuyormuş gibi sallıyor bir şeyler.

Neyse ertesi gün -dergide fotoğrafını görüyor oradan anlıyor ünlü olduğunu falan- Ki Joon'u görmeye, hastahanede kendisi için ödenen parayı iade etmeye gidiyor. Ki Joon da bir kızla tanışma aşamasında o esnada. Konuşmalarının bitmesini beklemeye karar veriyor Ah Jung. Sonra ne konuştuklarını duymaya çalışırken oturduğu koltuğu deviriyor, rezil oluyor. Çok utandığı için de bayılmış numarası yapıyor. Ki Joon da bunu kucaklayıp bir odaya götürüyor. Bu esnada Ah Jung'ın eski arkadaşlarından biri bunları görüyor, ikisinin gizlice evlenmiş olduğunu sanıyor ve dedikodu kulaktan kulağa yayılıyor. Ki Joon mağdur. Ah Jung'ın bunu kasıtlı yaptığına inanmakta. Bu sorunu çözmek için görüşüyorlar falan derken olanlar oluyor.


Ve bir de bakıyoruz ki ateş bacayı sarıvermiiiş!

Lie to Me hemencecik biten, 16 bölümden oluşan bir dizi işte. Sonlara doğru biraz sapıttığını düşünsem de genel anlamda güzel ve izlenebilir. Diziden kulaklarımıza kalan bir de şarkı var.

2 yorum:

  1. Bunun ilk 7-8 bölümünü izlemiştim. Çok keyifli bir diziydi aslında. Başrolde ki kızın hareketleri, mimikleri falan çok sevimliydi. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ehe evet, o kızı seviyoz! :D

      Sil