Pazar, Ocak 13, 2013

AÇLIK SANATÇISI ~ Franz Kafka

Çeviren: Yekta Majiskül
Kapak Tasarımı: Erol Egemen
Yayın Yılı:2. Baskı / Aralık 2011
Yayın Evi: Altıkırkbeş
Sayfa Sayısı: 72

  • Hem çevrede dolaşıp duran ve bir fırsatını bulduklarında konuya karışmayı bekleyen öyle çok insan var ki! Yine de bu fırsatı şimdiye dek ele geçiremediler, sadece sezdiklerine dayanarak hareket ediyorlar. Bu sezgiler kendilerini sezenleri epeyce oyalar ama başka işe yaradıkları da görülmüş değildir. Bugüne dek işler hep böyle yürüdü, sözünü ettiğim kişiler köşede bekleyip durdular, çevrelerine işsiz güçsüz kimseler gibi baktılar, yakınlarda bekleşmeleri haklı çıkaracak kurnazca yollar, örneğin akrabalık ilişkilerini kullandılar, burunları alacakları kokuda beklemeyi sürdürdüler ama sonuç ne oldu: Bekleyip durmayı sürdürüyorlar. (sf.22)
  • Yıllar ilerledikçe bu sorunla ilgili kaygılarımın artması, sorunun kendi önemiyle bağlantılı değil; öfkenin nedensizliği apaçık ortada olsa da, birinin size sürekli olarak öfke duyması çekilir çile değil; doğrulukları onaylanmasa bile, kimi kararları hiç olmazsa beden diliyle gözlemek zorunda kalabiliyor insan. (sf.23)
  • Burada hiç olmazsa biraz olsun yaşlılığın izine rastlamak mümkün, gençlere yakışmayacak şey var mı, çirkin kimi küçük ayrıntılar da gençliğin tükenmez kudret kaynağında yitip gidiyor. Bir gencin tuzak kurmuş bakışları olsa bile kötüye yorulmaz; aslında bunu kimse fark edemez, hatta gencin kendisi de fark edemez. Yaşlılıkta ise elde tutabildiklerimiz ancak zerrecikler, bunlar yenilenebilir değildir, hep kollanmaları gerekir; yaşlanmakta olan bir kişinin tuzak kurmuş bakışları sadece tuzak kurmuş bakıştır, bunun farkına varmak çocuk işidir. (sf.23/24)
  • Bu değerbilmezliğe, dünyanın değerbilmez oluşuna karşı koymak mümkün değildi. (sf.33)
  • Josephine'in ıslıkları bizim her gün işittiğimiz ıslıklardan milim farklı değilse de, bir kişinin bu denli sıradan bir işi üstlenmek üzere öne çıkması hiç alışıldık değil. Fındık kırmak bir sanat değildir kuşkusuz, kimse bu işi yapmak için diğerlerini başına toplamaya yeltenmez. Yine de bunu yapan ve başaran biri varsa, orada fındık kırmaktan başka işler gerçekleşiyor demektir. Ya da yapılan iş sadece fındık kırmaktır ama bu denli güzel yapılmadığı için şimdiye dek üzerinde hiç düşünülmemiştir; sonra bir gün fındıkkıran kişi kalkıp bize bu yeteneğin içyüzünü gösterivermiştir. (sf.45)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder