Perşembe, Nisan 05, 2012

ANARŞi felsefesi-ideali ~ Pyotr Kropotkin

Çeviren: Işık Ergüden
Yayın Evi: Kaos
Yayın: 3.Baskı / Kasım 2009
Kapak Tasarım-Uygulama: Sinan Önelge-Alp Piroğlu
Sayfa Sayısı: 110

ARKA KAPAK:

Anarşistlerin geleceğe dair bir düş dünyasında yaşadıkları ve bu günün dünyasına gözlerini kapadıkları sık söylenen bir şeydir.Belki de,bugünün dünyasını fazlasıyla görüyoruz;gerçek renkleriyle hem de.Yakamızı bırakmayan bu otoriter önyargılar ormanında baltayla dolaşmamızın nedeni budur.

Bizler ne hayal âleminde yaşıyoruz,ne de insanları olduklarından daha iyi hayal ediyoruz,onları oldukları gibi görüyoruz.Bu nedenle insanların en iyisinin bile otoritenin uygulamalarıyla özde kötü kılındığını ileri sürüyoruz.İnsanın insanı yönetmesinden bu nedenle nefret ediyoruz.

*
  • Birey,fedrasyonlar dünyasıdır,kendi başına bir kozmostur o!

    Fizyolog bu dünyada özerk kan hüzrelerini,dokuları,sinir merkezlerini görür;işgalcilerle mücadele etmek için vücudun mikrop kapmış bölgelerine doğru yönelen milyonlarca beyaz zerreciği -fagositleri- fark eder.Dahası var :Günümüzde,fizyolog,her biri kendi hayatını yaşayan,kendisi için mutluluk arayan ve kendi dışındakilerle gruplaşma,işbirliği yoluyla buna erişen özerk elementlerden oluşan bir dünyayı her miroskobik hücrede keşfetmektedir.Kısacası,her örnek/birey organlar kozmosudur,her organ hüzreler kozmosudur,her hücre son derece küçük zerreciklerin kozmosudur ve bu karmaşık dünyada,bütün mutluluğu,örgütlü maddenin en küçük mikroskobik parçalarının tek tek yararlandığı mutluluk toplamına tümüyle bağlıdır. (sf.12)
  • Gerçekten de,bazı ekonomistler aşırı-üretim üzerine kitaplar yazmaktan zevk alsa da ve her sanayi krizini bu nedene dayanarak açıklasalar da,Fransa'nın tüm nüfusunun ihtiyaçlarını karşılamak için ürettiği tek bir malın adını anmaları istendiğinde yine de zor durumda kalırlar.Bu mal elbette buğday değildir: Ülke bunu ithal etmek zorundadı.Şarap da değildir: Köylüler pek az şarap içmekte ve onun yerine ispirto gibi bir şeyi tüketmektedirler,şehir nüfusu,içine yabancı madde karıştırılmış ürünlerle yetimek zorundadır.Ev de değildir bu mal:Milyonlarca kişi pencere yerine bir iki oyuk bulunan derme çatma kulübelerde yaşamaktadır hâlâ.İster iyi olsun,ister kötü,köy için hâlâ lüks bir nesne olan kitaplar hiç değildir.Gerektiğinde daha çok miktarda üretilen tek bir mal vardır: Devlet bütçesinden geçinenler. (sf.21)
  • Tembeller tarih yapamaz: Tarihe boyun eğerler! (sf.23)
  • İnsanın tüm iradesini ve karakter gücünü öldüren,gezegenin hiçbir yerinde rastlanmayacak kadar çok erdemsizliği duvarları içine kapatan hapishane,her zaman için bir suç üniversitesi olmamış mıdır? (sf.34)
  • Bir çocuk kabahat işlediğinde onu cezalandırmak çok kolaydır;bu tavır her türlü tartışmayı ortadan kaldırır!Bir insanın kafasını göyotinle uçurmak çok kolaydır değil mi? Özellikle,parası yıllık olarak ödenmiş bir Deibler varsa.Bu bizi suçun nedenlerini düşünme zahmetinden kurtarır. (sf.35)
  • Fakat,bu şekilde akıl yürütmek,bana öyle geliyor ki,insanın ilerleyişinin gerçek karakterini tanımamak ve çok yanlış seçilmiş,askeri bir karşılaştırmayı kullanmaktır.İnsanlık,yuvarlanan bir top olmadığı gibi,nizami yürüyen bir birlik de değildir.O,daha ziyade,kendisini oluşturan milyonların çeşitliliği içinde evrilen bir bütündür ve eğer bir karşılaştırma yapılmak istenirse,insanlığı,daha ziyade,hareket halindeki inorganik bir cismin yasalarıyla değil,evrimin yasalarıyla ele almak gerekir. (sf.43/44)
  • Yalnızca hiçbir şey yapmayanlar hata yapmaz. (sf.45)
  • Ne kadar basit olursa olsun her bir makinede tüm geçmişi okuyabiliriz. (sf.83)

2 yorum:

  1. benden önce kropotkin okuduğun için kıskanıyorum seni. başka biri olsaydı kıskanmazdım belki; ama kropotkin.. türlerin kökeni de sırada üstelik. artık alışsam iyi olacak sanırım. ataol behramoğlu notlarını da izliyorum bu arada.

    bir de noktalama işaretlerinden sonra birer boşluk bıraksan ne güzel olur aslında. böylesi karmakarışık bir algı yaratıyor zira.

    hiç anlamam; tuğla gibi best-seller'lar peynir ekmek gibi satılır ve tüketilir hep; incecik de olsa kuramsal yayınların sözü edilmez bile.

    "bizi suçun nedenlerini düşünmekten kurtaran" pratik ölüm cezası notu dikkat çekiciydi özellikle. "deibler" da neymiş diye bakındım; ünlü bir cellatmış 1930'larda.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Sağlık sorunları" diyince endişelenmiştim. Anladığım kadarıyla iyisin, bunu bilmek güzel.

      Noktalama işaretleri konusunda haklısın. Her defasında "Bu kez dikkat edeceğim!" diyerek başlıyor, devamını getiremiyorum -.- Yanıt yazarken dikkat etmeye çalıştım ama, bence başardım!

      Tuğla gibi best-seller'lar biraz çerez gibi geliyor bana. 500 sayfa kitap yazıyorlar ama 5 cümlenin ancak altını çizebiliyorsun. Sebebi budur belki.

      Teşekkür ederim.

      Sil