Jean-Christophe Grangé etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Jean-Christophe Grangé etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Haziran 22, 2012

Koloni ~ Jean Christophe Grangé

Çeviren: Tankut Gökçe
Orijinal Adı: Miserere
Kapak Tasarımı: Yavuz Korkut
Yayın Evi: Doğan Kitap
Yayın Yılı: 23.Baskı / Ağustos 2009
Sayfa Sayısı: 422


ARKA KAPAK:
Onlar çocuktular... 
En mükemmel elmasların saflığındaydılar...
Ne en ufak bir lekeleri ne de en ufak bir kusurları vardı...
Ve ne de en ufak bir günahları...
Ama onların saflığı kötülüğün saflığıydı...
  • Egzotizm devam ediyordu. Ermeni kökenli eski bir polis, Şilili bir koro şefinin cinayetiyle ilgili olarak Mauritius Adası'ndan birini sorguluyordu. Bu bir soruşturmadan çok bir "world kitchen"i andırıyordu. (sf.36)
  • "Kamerun'da bir laf vardır; kıçındaki mermi kalbindeki mermiden daha iyidir, derler." (sf.93)
  • "İnat, bir polisin en büyük düşmanıdır..." (sf.102)
  • "Çocuklar ölüme yaklaştırır." diyordu Hegel. (sf.138)
  • "Kalabalık. Bundan daha iyi gizlenecek yer olmaz." (sf.145)
  • "Freud'un ne dediğini biliyor musun? 'Hepimiz küçük çocuklara ve büyük kitlelere hayranlık duyarız.' " (sf.146)
  • "Bütün müptelalarda göçebe ruhu vardır." (sf.201)
  • İnsanlardan nefret ettiğinde onları daha iyi tanıyorsun. (sf.212)
  • "Nevroz, uyuşturucu kullanmayan insanın uyuşturucusudur." (sf.239)
  • "Romantik bir bakış açınız var. İnsanları sevmek gerektiğini, tüm insanların iyiliği, verimliliği ve uzlaşması için onlara saygı gösterilmesi gerektiğini düşünüyorsunuz. Ama bu bakış açısı son derece yanlış. İnsan doğuştan kusurludur. Doğadaki bir bozukluktur." (sf.245)
  • İnsan hayal kurmak için yaratılmıştı, yani itaat etmekten çok mücadele etmek için. Bu evrimin kuralıydı. Ve özellikle de insan şiir için yaratılmıştı. Ütopya da şiirseldi. Ve şiir daima gerçekçiliğin karşısında olacaktı. (sf.250)
  • Dostluk tehlikeli bir şeydi. (sf.320)
  • Uzun zamandan beri insanları yargılamayı bırakmıştı. Artık ihanete inanmıyordu, çünkü edilen yeminlere inanmıyordu. (sf.335)
  • Fanatizm, şiddetin en kötüsüdür. (sf.343)

Çarşamba, Şubat 15, 2012

Leyleklerin Uçuşu - Jean Christophe Grangé

Çeviri : Ali Cevat Akkoyunlu
Orjinal Adı: Le vol des cigognes
Orjinal Dili: Fransızca
Sayfa Sayısı: 360
Yayın Evi : Doğan Kitapçılık
Kaybedecek bir yılları olduğunu söyleyip -böyle diyorlardı gerçekten- insani yardım konusunda çalışan genç doktorlar tanıyordum.Mesleklerine sarılmadan önce Hindistan'ı arşınlayıp mistisizmin tadına bakan çiçeği burnunda avukatlar.Oysa benim kafamda ne bir meslek vardı ne de egzotizm ya da başkalarının mutsuzluğuyla ilgili bir arzu.
*
-Müfettiş Dumaz.Bu gece nöbetçiyim.Pis iş.Cesedi bulan sizdiniz,değil mi?
-Evet.
-Nasıldı?
-Ölü.
*
Başından beri önyargıların,ortak görüşlerin amansız düşmanı olmuştum.Dünyanın çoğu kez sanıldığından da açık olduğunu, ne kadar alışılmış olursa olsun,gerçeklerin şeffaf ve canlı göründüğünü bilmiyordum.
*
Romlara göre çocuk o kadar güzel bir yaratıktı ki, nazar değdirmeye hazır yetişkinlerin ilgisini çeker.Onun için hiç yıkanmazlar.Bir çeşit gerçeği peçeleme.Güzelliklerini ve saflıklarını başka gözlerden saklamak için.
*
"İyi şanslar Antioche.Ama leyleklerinizi araştırmakla yetinin.İnsanlar ilginize layık değiller."
*
-O genç kadını seviyor musunuz?
-Ben olsam buradan başlamazdım İshak.Ama diyelim ki, evet, o kızı seviyorum.Çılgınca.Bütün bu macera,kargaşa,duygu ve şiddet dolu bir aşk hikayesi.Şimdi hoşunuza gitti mi?
*
Ellerim yanmıştı.Ruhum da öyle.Cildim ve ruhum aynı biçimde kabuk bağlamışlar,iyileşmeyi unutmaya ve duyarsızlığa oturtmuşlardı.
*
-Oğlu bir ayna gibiydi,anlıyor musun? Kendi korkusunun aynası.
*
Kendimi gülümsemekten alıkoyamadım.Öylesine gerçek dışı, aynı zamanda da öylesine olağandı ki.
*
Burada çelişkili bir hava esiyordu; bir umut ve umutsuzluk,sabırsızlık ve aldırmazlık,bitkinlik ve heyecan karışımı.Tüm bu insanlar aynı kayıp düşe aitti.