Attilâ İlhan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Attilâ İlhan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Kasım 25, 2013

Ben Sana Mecburum ~ Attilâ İlhan

Şiir okumak konusunda emekliyorum henüz, biliyorsunuz. Emeklemek ama yalpalayarak emeklemek, o bile yerleşmemiş. Emine Hoca şiir okumanın okurluğun en üst mertebesi olduğundan bahsetmişti, şiirden keyif alabilmenin, anlayabilmenin...Ben yeni yeni deniyorum. Daha önce pek hoşlanmazdım.

Attilâ İlhan...
Bu kitabı Burcu aldı bana, doğum günü hediyesi. Şiir kitaplarına bakıp bakıp yerine koyuşum, eski bir alışkanlıkla belki elimin sürekli romanlara gidişi itti onu buna biraz da. Güzel de oldu.

Bu yıl biraz Turgut Uyar denedim, biraz Edip Cansever. Bir parça Nazım Hikmet, Can Yücel, şimdi de Attilâ İlhan...

Kendimdeki acemiliği görüyor ve hissediyorum. Bu şiir okumalarına baktığımda hepsinin ortak özelliğinin şu olduğunu görüyorum, şiir okurken sayfaları bir roman okur gibi çeviriyorum. Bazen şiirleri anlamıyorum, bazen de anlamaya çalışmıyorum. Sanırım şu durumda şiir okumak benim için "müziği okumak" gibi. Güzel kelimelerin kafamdan geçmesine izin vermek, onlara kapılmak. Anlamadan, bu kadar...

Attilâ İlhan için de böyleydi bu. Zaten geçmişten dem vuran veya siyasi göndermeler yapan şiirlerini biraz yaşım nedeniyle biraz da herhalde bu konularda hiç kitap karıştırmadığımdan anlayamıyorum.

Sanırım bu yüzden, aslında okuduğum hiçbir şiir kitabını bitmiş saymıyorum. Bu bir ilk okuma, atıştırma. Belki üçüncü, belki beşinci okumamda hakkını vermiş olacağım, biliyorum ve seziyorum.

Her kitaptan bir şiir takılıp kalıyor aklıma, bu kez de (daha önce de yazmıştım ya) Yanlış Yaşamak oldu aklımda kalan...

"hep yanıldık mı kim bilir
 inanmak gelmiyor içimden"
 

"yine yanlış mı yaşıyoruz
 karanlığımızı avuçlarımıza öksürerek"

"ölüversek mi ne
 en büyük yanlışlığı benimseyerek"

"yanıldıkça lüzumsuzluğumu anlayıp
 insan yaşadığından utanıyor
 uykularımızda yalnızlık korkuları
 dışımız en küstah yanlışlıklar
 içimiz en başka türlü ayıp"

Cuma, Mayıs 18, 2012

SEN BENİM HİÇBİR ŞEYİMSİN

 
Sen benim hiçbir şeyimsin
Yazdıklarımdan çok daha az
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Lüzumundan fazla beyaz
Sen benim hiçbir şeyimsin
Varlığın yokluğun anlaşılmaz

Galiba eski liman üzerindesin
Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
Dudaklarınla cama çizdiğin
En fazla sonbahar otellerinde
Üniversiteli bir kız uykusu bulmak
Yalnızlığı öldüresiye çirkin
Sabaha karşı öldüresiye korkak
Kulağı çabucak telefon zillerinde

Sen benim hiçbir şeyimsin
Hiçbir sevişmek yaşamışlığım
Henüz boş bir roman sahifesinde
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Ne çok çığlıkların silemediği
Zaten yok bir tren penceresinde

Sen benim hiçbir şeyimsin
Yabancı bir şarkı gibi yarım
Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Uykumun arasında çağırdığım
Çocukluk sesimle ağlayarak

Sen benim hiçbir şeyimsin


Cumartesi, Mayıs 05, 2012

YAĞMUR KAÇAĞI




Elimden tut yoksa düşeceğim
yoksa bir bir yıldızlar düşecek
eğer şairsem beni tanırsan
yağmurdan korktuğumu bilirsen
gözlerim aklına gelirse
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmurlar götürecek yoksa beni

geceleri bir çarpıntı duyarsan
telâş telâş yağmurdan kaçıyorum
sarayburnu'ndan geçiyorum
akşamsa eylülse ıslanmışsam
beni görsen belki anlayamazsın
içlenir gizli gizli ağlarsın
eğer ben yalnızsam yanılmışsam
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmurlar götürecek yoksa beni.

 
Attila ilhan

Perşembe, Nisan 26, 2012

Bence Malumdur


































dikenin
kalbime battığı bir sonbahar günüdür
sen elini bulutların içinde gezdirirsin
bulutlar senin gözlerinin üstünde yürürler
içini kurtlar kemirir
bence malumdur
buğulanmış camların arkasında masmavi yüzün
senin ateşler içinde olduğun
bence malumdur
ellerin muhakkak çocuk elleridir
hep kimsenin bilmediği türküler düşünürsün
onlar neden daima okul türküleridir
süleymancıktan bahseder
kara toprakta açık yeşil bir yıldız gibi akıp giden
süleymancıktan
ve karınca yuvalarından bahseder
ışıksız kömürsüz karınca yuvalarından
gökyüzünde kızıl bir hilalin kaydığını görürsün
sen ansızın gökyüzünde görünürsün
gözlerinin rengi
bence malumdur
elinde değildir akşam serinliğinde üşüsün
eylül'den itibaren geceler hazindir uzundur
sokaklar yorulur uykuya varıp gelirler
sokakların üstüne bulutlar gelirler
bulutların üstüne yıldızların gözleri gelir
bir yıldız bir yıldızın ardınca gider
yıldızların kaybolduklari yer
bence malumdur
karanlıkta bir şeyler kopar dağılır
uzaktan yabancı sesler duyulur
sen elini bulutların içinde gezdirirsin
elin hayallerimi dağıtır
bilirsin
sen elini bulutların içinde gezdirirsin